tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

25.05.2021

Pamukta oyunun kaderini bitki besleme belirliyor

pamukta-oyunun-kaderini-bitki-besleme-belirliyor1.jpg

Son yıllarda üretim alanları ve verime dair pek çok ezberin bozulup yeniden yazıldığı pamukta bir de değişmeyen faktörler var. Bunların başında ise gübreleme geliyor. tarlasera.com pamuk yetiştiriciliğinde sonuca doğrudan etki eden besin elementlerine dair kritik bilgileri paylaşıyor.

Lifleri çeşitli bez, kumaş, tül yapımı için tekstil sanayinde kullanılan pamuk tarih boyunca olduğu gibi modern tarım sahnesinde de başrolü paylaşan ürünlerden biri. Besin maddesi eksikliğiyle sıklıkla karşı karşıya kalınan tarla bitkileri yetiştiriciliği yapılan topraklarda pamuk toprağın besin maddesi içeriğini aşırı şekilde kullanmamasıyla da ön plana çıkıyor.

Ancak iklim ve toprak koşullarına göre besin maddesi ihtiyacı değiştiği için besin maddesi noksanlığında üreticisine sorun yaşatabiliyor. Örneğin pamuk yetiştiriciliğinde büyük rol oynayan potasyum, eksikliğinde düşük verim ve Verticillium spp. gibi solgunluk hastalığı etmenlerine kapı açıyor.

Bitkiyle toprak arasındaki alışverişi yönetmek

“Beyaz Altın” olarak da bilinen ve özünde bir lif bitkisi olan pamuktan elde edilen liflerden tekstil ve dokuma sanayisi haricinde cila, vernik ve barut gibi ürünlerin yapımında da yararlanılıyor. Ayrıca pamuk çiğidinden elde edilen yağ, bitkisel yağ sanayisinde büyük rol oynuyor. Yağı çıkarılan tohumların küspesi ise yem olarak hayvan beslemesinde kullanılıyor.

Pamukta oyunun kaderini bitki besleme belirliyor

Bitkiler yaşamlarını sürdürebilmek adına topraktan sürekli besin maddesi alışverişinde bulunuyor. Bu durum ise toprağın zamanla besin maddesi içeriği bakımından fakirleşmesine sebep oluyor. Toprağın besin maddesi içeriği bakımından yetersiz kalması, bitkinin fonksiyonlarının yavaşlamasına ve bitki gelişiminin durmasına yol açıyor. Bitkinin sağlıklı bir şekilde gelişmesi ve yaşamsal fonksiyonlarını yerine getirmesi doğrudan bitkisel üretimi etkileyen bir faktör. Bunun için ise kültürel işlemlerden biri olan gübreleme şart.

Mikro elementler de makro elementler kadar önemli

Bitkilerin büyüyebilmeleri ve gelişebilmeleri adına gereksinim duydukları 16 besin maddesi bulunuyor. Bunlar arasında en çok ihtiyaç duyulan ve  “makro elementler” olarak adlandırılan besin maddeleri arasında en çok bilinenler azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K).

Daha az ihtiyaç duyulan ve bitkide daha az düzeyde bulunanlar ise “mikro elementler” olarak adlandırılıyor. Ancak demir (Fe), çinko (Zn) ve bakırın (Cu) içinde yer aldığı bu maddelerin her şeye karşın bitki için makro elementler kadar büyük öneme sahip olduğunu unutmamak gerekiyor. Çünkü mikro elementlerin noksanlığında bitkilerin gelişimi olumsuz yönde etkileniyor.

Toprakta bulunan ya da toprağa verilen bitki besin elementlerinin, bitki tarafından “yarayışlılığı” birçok faktöre göre değişiklik gösteriyor. Bu maddeleri daha faydalı kılabilmek adına onları bitkinin cinsi ve yaşına, iklim şartlarına, toprağın çeşidine ve sulama koşullarına göre vermek gerekli.

pamukta-oyunun-kaderini-bitki-besleme-belirliyor4.jpg

Yetersiz azot yetersiz pamuk demek

Bitkilerin en fazla ihtiyaç duyduğu besin maddesi olan azot (N) bitki tarafından genellikle nitrat formunda, az miktarda ise amonyum ve üre formunda alınıyor. Bu yüzden de mutlaka diğer formların nitrata çevrilerek verilmesi gerekiyor. Azot, bitkide yeşil aksamı arttırırken dal ve kök gelişimine de fayda sağlıyor.

Azot noksanlığında ise bitkide gelişim yavaşlıyor ve önce yaşlı, daha sonra da diğer yapraklar sararıyor. Ayrıca yaprak sayısında azalma görülüyor ve oluşan yaprakların küçük kalıyor. Öte yandan, azot fazlalığında da bitkide ve toprakta bazı olumsuz koşullar meydana geliyor. Bu durum toprakta toksik etki yarattığı gibi, bitkide olgunlaşmayı geciktiren bir faktör olarak da biliniyor.

Pamukta azotlu gübrelerin tamamının ekimle birlikte ya da yarısının ilk sulamadan önce verilmesi gerekli. Bitki için önerilen azot miktarı bölgelere göre değişim gösteriyor. Bu miktar Ege bölgesi koşullarında 10-11 kg/da, Antalya bölgesi koşullarında 12-16 kg/da, Çukurova bölgesinde 12 kg/da ve Güneydoğu Anadolu’da ise 8-12 kg/da civarında.

pamukta-oyunun-kaderini-bitki-besleme-belirliyor2.jpg

Bitki gelişimi ve verimde fosforun rolü

Pamukta bir diğer kritik besin olan fosfor (P) ise çiçek organlarının gelişmesinde, ürünün olgunlaşmasında ve verimliliğin artmasında etkili. Fosfor noksanlığında bitkinin kök sisteminin zayıfladığı, yaşlı yaprakların sarardığı ve sonrasında bronzlaşma meydana geldiği görülüyor. Ayrıca fosfor eksikliği meyve tutumunu azaltıyor ve olgunlaşmayı olumsuz yönde etkiliyor.

Bitkilerin fosfor ihtiyacı azot ve potasyuma göre daha düşük. Ayrıca fosfor toprakta oldukça tembel olup, pH’a bağlı olarak ya demir (Fe) veya kalsiyum (Ca) ile birleşik halde ya da organik fosfor bileşikleri formunda bulunuyor. Toprakta az miktarı erimiş halde bulunan fosforun bitki tarafından alınması özellikle asitli ve kireçli topraklarda oldukça zorlu oluyor.

Pamuk tarımında fosforlu gübre miktarı mutlaka toprak analizine göre ayarlanıyor. Örneğin toprak analizi sonucunda dekara 5 kg’dan az fosfor tespit edildiğinde 5 kg/da fosfor uygulanması gerekiyor. Pulluk ve diskaronun altına serpilip toprağa karıştırarak uygulanan fosforlu gübrelerin tamamının ekimle birlikte verilmesi gerekli.

Olgunlaşma ve tohum kalitesi potasyumdan soruluyor

Bütün meyvelerin ihtiyaç gösterdiği ve bitki içerisinde enzim sistemini yöneten besin elementi olan potasyum (K) ise meyve olgunlaşması ve tohum kalitesi ile doğrudan ilişkili. Bu besin elementinin ilk görevi, hücrelerin gelişimi için zorunlu olan suyun hücreler tarafından alınmasını sağlamak. Potasyum ayrıca kuraklık zamanlarında yaprakların hızlı reaksiyona girmesini sağlayarak özümlemeyi hızla azaltıyor ve bitkide su tasarrufu sağlıyor.

pamukta-oyunun-kaderini-bitki-besleme-belirliyor3.jpg

Bitkiler potasyuma en çok olgunlaşma dönemlerinde ihtiyaç duyuyor. Potasyum eksikliği ise yaşlı yaprakların kenarlarında yanıklıklar meydana getiriyor ve yaprakların zamanından önce dökülmesine sebep oluyor. Yaprakları dökülen bitki meyvesini besleyemediğinden dolayı üründe normal olgunlaşma imkansız hale geliyor. Gereğinden fazla azotlu gübreleme de potasyum noksanlığına yol açtığı için dengeli gübrelemeye dikkat etmek gerekli.

Hastalıklara direnç kazanmak için

Potasyum Türkiye’deki tarımsal topraklarda genellikle bol bulunan bir besin elementi. Uygulanan potasyumlu gübreler arasında en sık tercih edilen ise gübre potasyum sülfat. Özellikle kireçli topraklarda potasyum sülfat kullanımı önerilirken, potasyum nitratın maliyetinin yüksek olması ise bu besin elementinin kullanımını sınırlandırıyor.

Pamuk tarımında büyük rol oynayan potasyumun eksikliğinde yapraklarda kahverengileşme ve kuruma meydana geliyor. Ayrıca bitki Verticillium spp. gibi solgunluk hastalığı etmenlerine karşı dirençsiz kalabiliyor. Potasyum eksikliği, pamuk bitkisinin erken hasada girmesi ve bunun sonucunda verim ve kalitede önemli derecede azalma anlamına geliyor.

pamukta-oyunun-kaderini-bitki-besleme-belirliyor5.jpg

Yapılacak analizlere göre eğer toprakta 30-35 kg/da potasyum içeriği bulunuyorsa bu yönde bir gübrelemeye ihtiyaç duyulmuyor. Ancak toprak içeriğindeki potasyum miktarının ortalama 30 kg/da’dan az olduğunu görülürse, arada oluşan fark kadar takviye yapılması şart. Tıpkı fosforlu gübreler gibi potasyum gübrelerinin tamamı da ekimle birlikte veriliyor.

Doğadan alıp doğaya geri vermek!

Pamukta gübrelemeye dair tüm bu incelikler sağlıklı bitki yetiştirebilme ve birim alanda en fazla ürün alabilme adına bitki besin elementlerinin ne denli kritik bir rol oynadığını kanıtlıyor. Ancak bilinçsizce yapılacak bir gübreleme uygulamasının da hem bitkide hem toprakta tahribat oluşturacağını unutmamak, bu yüzden de doğadan alınan kaynakları tekrar doğaya kazandırırken bilinçli ve saygılı olmayı akıldan çıkarmamak gerekiyor.

 

 


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Bitki bilimi insanlığı yakın geleceğe hazırlamak için daha sürdürülebilir gıdalar geliştirmenin peşinde. Araştırmacıların bu açıdan rol model olarak önerdikleri bitki ise hem tanıdık hem yepyeni bir isim!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Sel sularına direnen domatesler geliyor

Sel sularına direnen domatesler geliyor

İklim değişikliğine paralel olarak sıklaşan sel afetlerinin etkilerine karşı dirençli domates çeşitleri geliştirmek için Mersin'de çalışma başlatıldı.

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Üst üste yaşanan afetlerin Türkiye tarımındaki etkisini inceleyen tarlasera'ya bu ay Dijital Tarım ekinin yeni sayısı da eşlik ediyor.