tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

15.2.2016

Yabani domateslerin baş döndürücü evrimi

Yabani domateslerin baş döndürücü evrimi

Domates yalnızca sofralarda değil doğada da büyük bir çeşitlilik gösteriyor. Araştırmalara göre yabani domates türlerindeki zenginliğinin temelinde bitkinin genetik evrimdeki başarısı var.

Domates dünyada en çok çeşitlilik gösteren tarım ürünlerinden biri. Bu hem ticari hem de yabani çeşitler için geçerli. Michigan ve Indiana Üniversitelerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışma, yabani domates türlerindeki çeşitliliğin nedenlerini ortaya koydu.

Genetik zenginlik domatesin kendi başarısı

Buna göre domatesin genetik kaynakları doğada çok yoğun bir etkileşime giriyor. Böylece bitkilerin evrim süreci göz önüne alındığında “çok hızlı” denebilecek bir zaman içinde çok sayıda yeni varyasyon oluşuyor.

Bu sayede domatesin ekolojik değişimlere hızla uyum sağlama yeteneği açıklığa kavuşmuş oluyor. Bu becerinin altında 3 faktör yatıyor: Geçmişten gelen genetik havuzdan en doğru genlerin seçilmesi, türler arasındaki “introgresyon” adı verilen gen aktarımı ve genetik mutasyonların hızlı birikimi.

Melezleme çalışmalarına katkı sağlayacak

Michigan Üniversitesi Ekoloji ve Evrimsel Biyoloji Bölümü’nden James Pease’e göre elde edilen veriler, son yıllarda gelişen genetik mühendislikten ziyade geleneksel melezleme çalışmalarına büyük katkı sağlayacak. Pease, “Böylece çapraz ıslah tekniklerinin iklim değişikliğine daha dayanıklı yeni çeşitler üretebilmesi kolaylaşacak” diye konuşuyor.

yabani-domateslerin-bas-dondurucu-evrimi1.jpg

Islahçılar için büyük bir kaynak

“Yabani domatesler bizim her gün tükettiğimiz ıslah edilmiş çeşitlerden çok farklı özelliklere sahip olabilir. Ama genetik açıdan onlarla şaşırtıcı derecede benzerlik taşıyorlar” diyen Indiana Üniversitesi’nden Leonie Moyle, bunların arasında potansiyel değere sahip çok sayıda tür olduğunu belirtiyor: “Bitki ıslahçıları melezleme yöntemiyle bu türlerin bazı özelliklerinden faydalanarak yepyeni ticari çeşitler geliştirebilecek.”

Çeşitliliğin merkezi And dağları

Dünyada yabani domates türlerinin en çok görüldüğü bölge Güney Amerika’da bulunan And dağları. Ekip de çalışmalarını bu bölgede yoğunlaştırmış durumda. ABD Ulusal Bilim Vakfı da (NSF) projeye 1,18 milyar dolarlık destek sunuyor.

Charles Darwin’in de Galapagos adaları dahil olmak üzere bu bölgede yabani domates türleri üzerine çok sayıda araştırma yaptığını hatırlatan Indiana Üniversitesi’nden Leonie Moyle, “Bu domatesler, yaklaşık 200 yıl sonra bugün de hala bitkilerin evrimini daha iyi kavramamıza yardımcı oluyor” diyor.


Yorumlar
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Sulama yapan üreticilerin Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ödediği hizmet bedelinde sistem değişiyor. Buna göre harcanan su arttıkça yapılan ödeme de katlanarak artacak.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Yıllar önce bir “şaka” ile başlayan, ardından bir gizem bulutuna dönüşen ekin daireleri, bugün ise sanatçıları, üreticileri, girişimcileri ve tarıma ya da görsel sanatlara meraklı pek çok insanı bir araya getiren bir kültür öğesi olarak arazileri süslemeye devam ediyor.