tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

17.2.2019

Tarımsal girdi fiyatları üretimi vurdu

Tarımsal girdi fiyatları üretimi vurdu

Ağustos ayında kurda yaşanan artışlardan tohumluk, gübre, ilaç ve makine gibi tarımsal girdiler doğrudan etkilendi. Peki yaşanan enflasyonun üreticiye ve üretime maliyeti ne ölçüde?

Ekonomide yaşanan her türlü sarsıntının tarımda bir karşılığının olması elbette şaşılacak bir şey değil. İthalata dayalı alanlarda yaşanan enflasyon sarsıcı etkisini tarımda da oldukça fazla hissettiriyor. Verimi arttırmanın önemli koşullarından biri olan tarımsal girdilerde ithalatçı konumda yer alan Türkiye, son zamanlarda bunun sonuçlarıyla yüzleşiyor.

Girdilerdeki ithalata bağımlılık direkt olarak fiyat artışları ile piyasaya yansıyor. tarlasera dün yayınladığı Fiyat artışının gerçek suçlusu kim? başlıklı haberde tarımda fiyat artışlarının nedenlerini özetlemişti. Döviz artışının yükselttiği girdi maliyetleri, tüketici fiyatlarını etkileyen nedenlerden belki de en önemlisi.

tarimsal-girdi-fiyatlari-uretimi-vurdu2.jpg

Kaliteli tohumluk, gübre, zirai ilaç ve mekanizasyon gibi kalemler verimi doğrudan etkilediği için tarımsal üretimde girdi kullanımını zorunlu hale getiriyor. Maliyeti minimize etmek için girdi kullanımından tamamen vazgeçmek gibi bir durum olamayacağından, bunlarda yaşanan en ufak artış doğrudan sebze-meyve fiyatlarını etkiliyor. Tarımda yaşanan sarsıntıdan büyük oranda etkilenen tarımsal girdilerin başında ise gübre olmak üzere zirai ilaçlar ve tarım makineleri geliyor.

Üre fiyatlarında yüzde 120’lik artış

Ülke içinde kullanılan gübrelerin yüzde 40’ını ithal ürünler oluştururken, tarım alanlarında yılda ortalama 6,5 milyon ton bitki besleme ürünü kullanılan Türkiye doğalgaz, potasyum, fosfat gibi gübre üretimindeki ana girdilerin yüzde 95’ini ithalatla karşılıyor. Tüm bu verilere bakıldığında, tarımda “dolar etkisi”nin ne denli kaçınılmaz olduğu görülüyor.

tarimsal-girdi-fiyatlari-uretimi-vurdu1.jpg

Bitkisel üretimde en çok kullanılan kimyasal gübrelerin çoğunda fiyatlar geçtiğimiz yılın 2 katı civarına kadar çıkmış durumda. 2017’de ton fiyatı ortalama 617 TL olan 21 amonyum sülfat gübresinin güncel fiyatı bin 400 TL civarında. Aynı şekilde bitkilerin azot ve fosfor ihtiyacını gidermekte kullanılan 20.20.0 gübresinin ton fiyatı 1 yıl içinde bin TL civarından 2 bin 160 TL’ye kadar yükseldi.

Bitki beslemenin diğer vazgeçilmezleri olan üre gübresi ve diamonyum fosfat (DAP) gübresi pazarlarında ise enflasyon daha da keskin yaşandı. Üre gübresinin 1 tonu son 1 yılda yüzde 120 fiyatlanarak 2 bin 200 TL’ye çıkarken, 1 ton DAP gübresinin ortalama fiyatı ise yüzde 115 artarak 3 bin 200 TL oldu.

Ekipman fiyatları da yükseldi

Türkiye’nin ekonomik olarak yaşadığı olumsuzluklar aynı zamanda tarımsal mekanizasyon endüstrisini de olumsuz yönde etkiliyor. 2018 yılının Ağustos ayında traktör ürün grubunda yapılan üretim bir önceki yılın Ağustos ayına göre yüzde 68,1 düşüş yaşadı. Traktör üretiminde yaşanan bu olumsuzluk, benzer biçimde ekipman grubunda da söz konusu.

tarimsal-girdi-fiyatlari-uretimi-vurdu3.jpg

Mekanizasyonda en önemli girdi olan çeliğin dolar bazında fiyatlandırılmasına rağmen ayrıca zamlanması, hammadde fiyatlarında yaşanan artış için en çarpıcı örnek. İstihdama ve yatırımlara da yansıyan bu olumsuz gidişata, talebin daralması ile özellikle piyasada nakit akışının yavaşlaması, kredi maliyetlerinin yükselmesi ve şartlarının zorlaşması, hammadde tedarikinde ve tahsilâtta yaşanan sorunlar da eklendi.

Tarımsal üretimde verim azalacak

Hali hazırda finansman sıkıntısı yaşayan üreticiler, kredi şartlarının da zorlaşmasıyla birlikte tarımsal girdi fiyatlarında yaşanan artışlardan büyük darbe aldı. Girdi fiyatlarındaki artış sonrası birim başına düşen girdi maliyetlerini azaltma yoluna giden üreticiler çözümü; daha az gübre, daha az zirai ilaç ve eski makine kullanımında buldu.

tarimsal-girdi-fiyatlari-uretimi-vurdu4.jpg

Gübrenin yeterli miktarda kullanılmaması verimi doğrudan etkilerken, zararlılarla mücadelede yeterli ilaçlama yapılmaması ürün kayıplarına yol açma riski taşıyor. Eski teknolojili makinelerle üretim yapan üreticiler zaten baştan kaybetmiş durumda. Tüm bu gidişatın sonucunda verimin azalması ve arzın da iyice düşerek fiyatları olumsuz etkilemesi pek de sürpriz olmayacak gibi.


Yorumlar
  • Yüksel Acar

    Oldukça bilgilendirici bir yazı olmuş... teşekkürler.

Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Koronavirüsün panzehiri bu bitkide mi gizli?

Koronavirüsün panzehiri bu bitkide mi gizli?

Covid-19'a karşı hem aşı hem de daha etkili bir tedavinin yolları aranırken, kimi uzmanlar “pelin otu” olarak bilinen Artemisia bitkisi üzerinde duruyor.

Muzun fiyatı yollarda artıyor

Muzun fiyatı yollarda artıyor

Muz sevkiyatında ürün kayıpları yüzde 30'u buluyor. Bu da raf fiyatını arttırıyor. Üreticiler ise çözüm için kooperatifleri işaret ediyor.

Meyve sineklerinin büyük sırrı güneşmiş!

Meyve sineklerinin büyük sırrı güneşmiş!

Türkiye’de de meyve bahçelerinin korkulu rüyası olan meyve sineklerinin tarım alanların yayılırken güneşi yön bulma işareti olarak kullandıkları keşfedildi.

Domateste büyük kayıp! Şimdi ne olacak?

Domateste büyük kayıp! Şimdi ne olacak?

Bursa ve Manisa'da mildiyö hastalığı salçalık domatesi vurdu. Hem üretici hem de stokları tükenen salça fabrikaları zor durumda.

Canavar otuyla nasıl mücadele etmeli?

Canavar otuyla nasıl mücadele etmeli?

tarlasera.com başta ayçiçeği olmak üzere birçok tarım ürününün belalısı olan orobanşa karşı önlem ve aktif mücadele yöntemlerini paylaşıyor.