tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

19.6.2014 08:35:12

Kuraklığa dayanıklı patates geliştirilecek

Türkiye’nin patates üretiminde ilk sırada yer alan Niğde’de, kuraklığa dayanıklı patates yetiştirilmesi için çalışma başlatıldı. Niğde Üniversitesi tarafından başlatılan çalışma, son yıllarda dünyada küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği yaşanması ile yağış ve su kaynaklarının azalması nedeniyle kuraklığa dayanıklı patates çeşidi geliştirilmesini amaçlıyor. Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölüm Başkanı Mehmet Emin Çalışkan, projeyi yurtdışından bilim insanları ile ortaklaşa yürüttüklerini söyledi ve ekledi: “Amerika, Macaristan, Peru, Hollanda ve Japonya'da uzun yıllar kuraklığa dayanıklı patates çeşidi üretmek için çalışmalar yapan bilim insanlarıyla iletişime geçtik. Üniversitemize gelerek çalıştıkları materyallerden örnekler getirdiler. Şu anda örnekleri çoğaltıyoruz. Yürüttüğümüz ortak çalışma sonucunda kendi ürettikleri çeşitlerle bizim bölgeye uygun çeşitler geliştireceğiz. Amacımız kuraklığı tolere edebilecek, dayanıklı daha az su ile kaliteyi düşürmeden aynı verimi alabileceğimiz çeşitleri geliştirmek.” 2015 yılında hayata geçirilmesi planlanan projede, örnek materyaller sadece gen kaynakları olarak kullanılacak. Verimi azaltmadan kuraklığa dayanıklılığı sağlamanın zor olduğuna değinen Çalışkan, “Patates bitkisinin yetişme süresince yaklaşık 20 defa, yumru büyütme döneminde ise 4 kez sulama yapılıyor. 1 dekar arazide yaklaşık 1 ton su kullanılıyor. Yeni çeşitlerimizde bu rakamları yüzde 50 düşürebilirsek çok büyük bir başarı olacak. Test denemeleri ve tat denemeleri burada yapılacak. Aynı zamanda bir diğer amacımız da bölge insanının damak tadına uygun çeşit üretmek” şeklinde konuştu. Japonya Hokkaido Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazuto Iwama ise uzun yıllar süren çalışma sonucunda 1 metre kök uzunluğuna sahip patates bitkisi yetiştirdiğini söyledi ve Türkiye’deki iklimin yaptıkları denemeler için çok uygun olduğunu ifade etti. Çeşitlerin performanslarının burada daha iyi gözlemlenebileceğini söyleyen Iwama, “Burada su imkanları yetersiz, topraklar çok kuru, kuraklığa dayanıklı patates çeşitlerine ihtiyaç var. Patatesin kök sistemi yüzeysel olduğu için hemen aşağıya süzülen besin elementini, gübreyi, suyu kullanamadığı için daha sık su ve gübre istiyor. Normal bir patates bitkisinin kök uzunluğu 40 cm’dir. Bizim çeşitlerimizin ise kökleri 1 metre uzunluğa kadar ulaşıyor. Bu sayede bitki kökleri yeraltı suyundan çok iyi bir şekilde yararlanıyor. Yaptığımız denemelerde yüzde elli su tasarrufu sağladık” dedi.

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

TMO’dan buğday, arpa ve mısır hamleleri

TMO’dan buğday, arpa ve mısır hamleleri

Hububat fiyatlarında dünya ölçeğinde yaşanan dalgalanmalar Türkiye’yi de alarm durumuna geçirdi. TMO’nun buğday, arpa ve mısır kararları piyasada istikrarı amaçlıyor.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Bitki bilimi insanlığı yakın geleceğe hazırlamak için daha sürdürülebilir gıdalar geliştirmenin peşinde. Araştırmacıların bu açıdan rol model olarak önerdikleri bitki ise hem tanıdık hem yepyeni bir isim!

Zeytinde yanlışlar ve doğrular

Zeytinde yanlışlar ve doğrular

Özenli bir bitki koruma ve gübreleme zeytinde sonucu tamamen değiştiriyor. tarlasera zeytinde sık yapılan hataları uzmanlara sordu.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.