tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

19.8.2019

Dışı kavun, içi muz!

Dışı kavun, içi muz!

Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yetişen “bağrıbütün” meyvesi, kavunu benzer görüntüsü ve muzu andıran tadıyla tüketicinin ilgisini çekiyor.

Meyveler Anadolu coğrafyasının tarımsal çeşitliliğini en iyi yansıtan ürün gruplarını oluşturuyor. İncir ve kayısı gibi dünya pazarında Türkiye ile özdeş meyvelerden mango ya da pitaya gibi bu topraklara hızlıca adapte olan tropikal lezzetlere kadar pek çok ürün bu çeşitliliğin farklı renklerini oluşturuyor.

Bu çeşitlilik içinde tüketicilerin lezzetini daha önce hiç tatmadıkları yeni bir meyveyle tanışması her zaman mümkün. Yozgat’ın Aydıncık ilçesine özgü “bağrıbütün” meyvesi de bu pek az tanınan yerel türlerden biri. Hem görüntüsü hem de lezzetiyle merak uyandıran ürün son dönemde büyükşehirlerin pazarlarında daha çok görünmeye başladı.

10 gün içinde tüketmek gerekiyor

Aslında küçük bir kavun türü olan “bağrıbütün”, buna karşın bölgede “yer muzu” olarak adlandırılıyor. Bunun asıl sebebi ise kantalop tarzı bir kavuna özgü görüntüsünün altında kavundan çok muza benzer bir lezzet barındırması. İç kısmı bir bütün olan meyve dilimlere ayrılarak rahatlıkla tüketilebiliyor. Ancak hasat edildikten sonra 10 günlük raf ömrü olan bağrıbütünü fazla bekletmeden tüketmek gerekiyor.

disi-kavun-ici-muz1.jpg

Kilosu 2-4 TL’den alıcı buluyor

Aydıncık ilçesinde 100 dekar alanda yetişen bağrıbütün, ilçe meydanındaki heykeli ile Aydıncık’ın sembolü haline gelmiş durumda. Üreticiler, şu günlerde hasadı süren meyvenin ününün giderek artmasından oldukça memnun. Kilosu 2-4 TL arasında alıcı bulan bağrıbütün başta üç büyük şehir olmak üzere Antalya, Muğla ve Bursa gibi illerde de pazarını hızla oluşturmaya başladı.

Tanıtım arttıkça talep artıyor

Ürünü geçmişte yalnızca kendi tüketimleri için ektiklerini söyleyen üreticilerden Seyit Karaca, “Eskiden sadece ilçe halkı tarafından biliniyordu. Tanıtım arttıkça talepler de arttı. Biz üretim alanımızı 15 dönüme kadar çıkardık” derken, Aydıncık Belediye Başkanı Ahmet Koçak ise, bağrıbütünün bölgeye özgü bir ürün olarak markalaşması için coğrafi işaret tescili alacaklarını söylüyor.

 


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Domates tarımı göçü tersine çevirdi

Domates tarımı göçü tersine çevirdi

Isparta'nın Deregümü köyünde 15 yıl önce başlayan domates tarımı köyün kaderini baştan aşağı değiştirdi.

Uzay yarışına ziraat mühendisleri de katılıyor

Uzay yarışına ziraat mühendisleri de katılıyor

NASA’nın desteğiyle başlatılan “Growing Beyond Earth” yarışması, uzayda bitki üretebilmeyi mümkün kılacak teknolojik inovasyonları ortaya çıkaracak.

Hilton Oteli’nin önünde tarım!

Hilton Oteli’nin önünde tarım!

1960’lı yıllarda İstanbul’da yalnızca Silivri ya da Çatalca’da değil, en kozmopolit ilçelerinde de tarımsal üretimin nefesi duyulabiliyordu. Şişli’deki meşhur Hilton Oteli’nin çevresinde bile!

Tarımda kadınların cesur yürüyüşü

Tarımda kadınların cesur yürüyüşü

Keçiborlu’nun üretici kadınları bir araya gelerek lavanta kokulu bir köy yarattı. tarlasera.com 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bu köyün kahramanlarından biri olan Huriye Tezcan ile konuştu.

tarlasera Ekim sayısı çıktı!

tarlasera Ekim sayısı çıktı!

Kapak Konusu sayfalarında bu ay modern ıslah tekniklerini masaya yatıran tarlasera’nın Ekim sayısı okurlarıyla buluştu.