tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

1.5.2020

Tarımsal emeğin zorlu 1 Mayıs’ı

Tarımsal emeğin zorlu 1 Mayıs’ı

Bugün Türkiye genelinde yaklaşık 400 bin mevsimlik tarım işçisi 1 Mayıs’ı salgın koşullarında bitkisel üretimin devamlığı için ter dökerek geçiriyor.

Bugün 1 Mayıs Emek ve Dayanışma, ya da dünya genelinde yaygın tanımıyla İşçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü. Nisan-Mayıs dönemi, emek dünyasının ayrılmaz parçası olan tarım işçilerinin de yollara döküldüğü ve tarım alanlarına dağıldığı bir dönem. Bugün Türkiye genelinde yaklaşık 400 bin mevsimlik tarım işçisi 1 Mayıs’ı bitkisel üretimin devamlığı için ter dökerek geçiriyor.

Salgın tarımsal işgücünü azalttı mı?

Tarımsal işgücüne dair sorunlar yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile birlikte bugünlerde daha da keskin bir hal almış durumda.  Salgın ortamında alınan tüm önlemlere karşın tarım alanlarına çıkacak olan nüfus, hastalık tehlikesi ile geçim derdi arasındaki ikilemi yaşıyor. Bu duruma 20 yaş altı ve 65 yaş üstü kişileri kapsayan sokağa çıkma yasakları eklendiğinde toplamda tarımsal işgücünün azalma eğiliminde olduğunu söylemek mümkün.

tarimsal-emegin-zorlu-1-mayis-i1.jpg

Mevsimlik tarım işçileri ulaşıma getirilen kısıtlamalardan muaf tutulsa da, kontrollü olarak devam eden seyahat koşulları ne işçiler ne de üreticiler için uzun vadede sürdürülebilir değil. Normal şartlarda tarım işçilerinin ulaşımı genellikle transit dolmuşlarla ortalama 15-20 kişilik gruplar halinde sağlanırken, sosyal mesafe şartları nedeniyle bu sayı neredeyse yarı yarıya indirilmiş durumda.

Artan ulaşım maliyetleri için destek verilmeli

Bu ulaşım sürecinde sosyal mesafe ve hijyen koşullarının dikkatlerden kaçtığı her an riskleri de beraberinde getiriyor. Öte yandan, yeterli işçinin seyahatini mümkün kılmak için ihtiyaç duyulan araç ve yakıt da otomatik olarak artıyor. Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, bu konuda ilgili Bakanlıkların destek sağlaması gerektiğini söylüyor.

“Özellikle mevsimlik tarım işçiliğinin tüm hane halkının işgücü üzerine kurulmuştur. Bu durumda çocuklarını evde bırakamayacak olan ailelerin istihdama katılmaları mümkün değil” açıklamasını yapan ZMO İzmir Şubesi, bu konuya dair ek bir genelgeye yayımlanmadığına dikkat çekiyor.

tarimsal-emegin-zorlu-1-mayis-i2.jpg

Güvencesiz emeğin başlıca mağduru kadın ve çocuklar

Tüm bu zorluklar aslında tarımda çalışanların karşı karşıya olduğu sosyal güvence eksikliğine bağlanıyor. Kayıt dışı istihdamın, yani güvencesiz emeğin en yoğun olduğu sektör yüzde 23,2 ile tarım. Bu durumun başlıca mağdurları ise pek çok sektörde olduğu gibi öncelikle kadınlar ve çocuklar. Bitkisel üretimde çalışan kadınlarda kayıt dışı çalışmanın yüzde 90’lara kadar çıkıyor olması bunun en açık göstergesi.

Uzaktan eğitim göç takvimini değiştirdi

Normal şartlarda çocukları okula devam eden pek çok mevsimlik tarım işçisi ailesi, uzaktan eğitime geçilmesiyle birlikte Haziran ayındaki göç sürecini Nisan ayına çekti. Bu da, çocukların tarım alanlarında daha çok süre geçirmesi demek. Bu durum, çalışma ve yaşam koşulları elverişsiz tarım alanlarının yarattığı riskleri daha arttırıyor.

Mevsimlik tarım çadır alanlarında güvenlik ve hijyen koşullarına azami önem gösterilmesi gerektiğini söyleyen Hayata Destek Derneği, işçi aileleri ve çocukların salgına dair bilgilendirilmesi çağrısını yapıyor. Dernek ayrıca, “65 yaş üstü ve 20 yaş altı bireyler mümkünse araziye gitmemeli ve kaldıkları yerde yetişkin aile üyeleri, yerel ve merkezi yönetim organları ile sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenmeli” diyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Bitki bilimi insanlığı yakın geleceğe hazırlamak için daha sürdürülebilir gıdalar geliştirmenin peşinde. Araştırmacıların bu açıdan rol model olarak önerdikleri bitki ise hem tanıdık hem yepyeni bir isim!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Sel sularına direnen domatesler geliyor

Sel sularına direnen domatesler geliyor

İklim değişikliğine paralel olarak sıklaşan sel afetlerinin etkilerine karşı dirençli domates çeşitleri geliştirmek için Mersin'de çalışma başlatıldı.

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Üst üste yaşanan afetlerin Türkiye tarımındaki etkisini inceleyen tarlasera'ya bu ay Dijital Tarım ekinin yeni sayısı da eşlik ediyor.