tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

10.11.2019

Ispanakta bilgi zehirlenmesi üreticiyi vuruyor

Ispanakta bilgi zehirlenmesi üreticiyi vuruyor

Ispanak vesilesiyle yaşanan zehirlenme vakalarının ardından tartışmalar sürüyor. Satışları büyük bir hızla düşen ürüne dair oluşan dezenformasyon ve “korku iklimi” ise en çok üreticiyi etkiliyor.

Dijital devrim bilgiye ulaşmayı geçmişe göre çok daha kolaylaştırdı. Ancak bu ne yazık ki “gerçeğe” ulaşmanın kolaylaşması anlamına gelmedi. Çünkü artık eksik ve yanlış bilgi de doğru bilgi ile aynı hızda dolaşıma giriyor ve ne yazık ki çoğu kez onun kadar etkili oluyor.

Bu “bilgi çağı”nda yanlış bilginin ve dezenformasyonun en çok yaşandığı alanlardan biri gıda ve tarım. Sağlıklı besleme, tarım ilaçları ve GDO’lar tarıma dair oluşturulan bu bilgi kirliliğinin en yoğun olduğu konuların başında geliyor. Bu kirliliği aşmanın tek yolu ise “tarımsal okuryazarlığı” arttırabilmek. tarlasera’nın Kasım sayısının Kapak Konusu işte tam da bu gerekliliği ortaya koymayı amaçlıyor.

Satışlar bıçak gibi kesildi!

Tarım konusunda çığ etkisi yaratan yanlış bilgilenmenin en yeni örneği ıspanak vesilesiyle yaşanan zehirlenme vakaları oldu. Olayın ardından yapılan ilk resmi açıklamalarda sorunun ürüne karışan yabancı otlardan kaynaklandığı belirtilmişti. Sonrasında yapılan ilk analizlerde ortaya çıkan sonuçların da aynı yönde olduğu belirtildi.

ispanakta-bilgi-zehirlenmesi-ureticiyi-vuruyor4.jpgAncak henüz analiz sonuçları açıklanmadan dezenformasyon tekeri hızla dönmeye başlamıştı bile. Sorunun tarım ilaçlarından, hatta ıspanağın kendisinden kaynaklandığı iddiaları suları bulandırmaya yetti. Aradan geçen 1 hafta içinde ıspanak satışlarının adeta dibe vurması, tüm bu bilgi kirliğinin tüketiciyi nasıl yanlış yönlendirdiğini kanıtlıyor.

Ispanağı kim üretecek?

16,4 bin hektar alanda ıspanak üretimi yapılan Türkiye, toplam 125 bin tonluk rekolteyle dünyanın en büyük dördüncü ıspanak üreticisi. İç pazarda en çok tüketilen sebzelerden biri olan ıspanak tüketici için sağlıklı beslenmenin adreslerinden biri. Tüm geçimini ıspanak yetiştiriciliğinden sağlayan binlerce üretici için ise daha da hayati öneme sahip.

Daha önce benzeri yaşanmamış bir vakayla karşı karşıya kalan ıspanağın çevresinde bir anda oluşan bu bilgi kirliliği ve korku fırtınası en olumsuz şekilde üreticiyi etkiliyor. Olayın tam da hasat mevsimi yaşanması sorunu daha da derinleştiriyor. Üreticinin hasat yapamaz hale geldiğini söyleyen Türkiye Ziraat Odaları Başkanı Şemsi Bayraktar’ın sözleri durumu özetliyor: “Binlerce üreticimiz mağdur oldu, şu anda hiçbiri malını satamıyor. Yarın bu ıspanağı kim üretecek? Seneye üretecek adam bulamayacağız.”

ispanakta-bilgi-zehirlenmesi-ureticiyi-vuruyor3.jpgTonlarca ürün çöpe gidiyor

Ispanağa dair oluşan korku yalnızca vakaların yaşandığı İstanbul ve çevresinde değil diğer illerde de gözleniyor. Eskişehir Tepebaşı Ziraat Odası Başkanı Süleyman Buluşan ıspanak satışlarının yüzde 100, yaprağı yenen diğer sebzelerin satışlarının ise yüzde 50 oranında durduğunu söylüyor: “Yılda 2 üretim yapan üretici zaten sezon başında ıspanak satamamış ve ürünü toprağa gömmüştü. Şimdi ise ıspanak tarlada, tezgahlarda kaldı. Bir haftada tonlarca ürün çöpe gitti.”

Maliyeti karşılayamayan üreticiye ikinci darbe

İzmir yüzde 26’lık payıyla Türkiye’de en çok ıspanak üretilen il. Son 1 haftada yaşananlar, üretimin merkezi olan Menemen’de doğrudan hissediliyor. Üreticilerden Mehmet Fidan, “Neden ıspanağa suç atılıyor? Ispanak üzerine çıkan bu haberler bizi etkiliyor. Menemen ovasında bu üretimden ekmek yiyen binlerce insan var. Zaten üretim maliyetleri arttı, bir de bu haberler eklenince işin içinden çıkamaz bir hal alıyoruz” diyor.

Menemenli bir diğer üretici Emrah Bayram ise, “Bu sene ıspanakta zaten durum kötü, fiyatlar yerlerde. Ürünün maliyeti bize 1,5 TL, hal fiyatı ise 1 TL. Biz ıspanağı küçücük bir tohumdan yetiştiriyoruz ve belli miktarda bir masraf ediyoruz. Halkımızın ulaşabileceği en ucuz sebze de ıspanak” diye konuşuyor.

ispanakta-bilgi-zehirlenmesi-ureticiyi-vuruyor2.jpgÜretici vazgeçerse fiyatlar 10 TL’yi geçebilir

Zehirlenme vakalarına vesile olan ıspanakların kaynağının Ankara olduğu iddia edilmişti. Analiz çalışmaları da bu bölgedeki belli arazilere yoğunlaştı. Yılda ortalama 40 bin tonluk üretimle ülke ihtiyacının yüzde 14’ünü karşılayan Beypazarı ilçesinde üreticilerin karşı karşıya kaldığı durum da Menemen ile aynı.

Üreticinin üretimi neredeyse bıraktığını söyleyen Beypazarı Ziraat Odası Başkanı Mustafa Ateş, “Üreticimiz zaten zor durumda, şimdi iyice zarar edecek. Üretici üretimden biraz daha çekilirse tüketici şu anda 3-4 TL’ye yediği ıspanağı 10-12 TL’ye yemeye başlayacak. Bu da hem tüketici hem de bizler için çok kötü olacak” yorumunu yapıyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Kırmızı ıspanak geçmişi geri getirebilir mi?

Kırmızı ıspanak geçmişi geri getirebilir mi?

Bundan yaklaşık bir asır önce ıspanak adeta bir “gıda efsanesi”ydi. Öyle ki çocukların en sevdiği yiyecekler arasında dondurmadan hemen sonra geliyordu! 2006’daki E. coli salgını sonrası büyük bir düşüş yaşayan ıspanak pazarı bugünlerde yeni bir maceraya hazırlanıyor.

Limon üreticileri yollara döküldü!

Limon üreticileri yollara döküldü!

Limonda ihracat yasağına tepki gösteren üreticiler D-400 karayolunu trafiğe kapatarak sorunun acilen çözülmesini talep etti.

Kara mürvere dair efsane ve gerçekler

Kara mürvere dair efsane ve gerçekler

Koronavirüs korkusu vitamin ağırlıklı tarım ürünlerine olan ilgiyi arttırdı. Hakkında çok sayıda yanlış bilginin de dolaştığı kara mürver bunların başında geliyor.

tarlasera Mayıs sayısı çıktı!

tarlasera Mayıs sayısı çıktı!

Kapak Konusu sayfalarını Covid-19 sürecinde üreticilerin taleplerine ayıran tarlasera, Koruma&Besleme ekini de okurlarıyla buluşturuyor.

Tarımsız bir Rönesans mümkün mü?

Tarımsız bir Rönesans mümkün mü?

Sokaklarda yeniden özgürce dolaşacağımız, sevdiklerimize yeniden doya doya sarılacağımız günler mutlaka gelecek. Peki o günler geldiğinde, yüzümüzü geleceğe çevirdiğimize ne göreceğiz?