tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

16.9.2019

Genç üreticiler tarıma dair ezberleri bozuyor

genc-ureticiler-tarima-dair-ezberleri-bozuyor1.jpgFaruk Karabucak genç ve başarılı bir üretici. Onunki tarımda çokça söylenen, ancak pek az uygulanan bazı temel ilkeleri cesurca hayata geçirerek elde edilmiş bir başarı. Bunların arasında ürün çeşitliliğini sağlamak, ülke sınırları içinde kalmayan bir vizyon ve en yeni teknolojileri üretime entegre edebilmek var.

Ailesinin beşinci kuşak temsilcisi olan üretici Faruk Karabucak, Adana-Yüreğir’de bulunan 2 bin 500 dekarlık arazisinde ağırlıklı narenciye olmak üzere hem açık alanda hem de örtü altında üretim yapıyor. Karabucak mısır, pamuk, narenciye ve sert çekirdekli meyvelerin yanı sıra, 10 yıldır da bölgede pek örneğine rastlanmayan bir yöntemle, topraksız serada başarılı bir domates üretimi yapıyor. Karabucak’ın öyküsünün en ayırt edici noktası ise tarımsal üretimini başından beri teknolojiyle iç içe geçirmiş olması. Karabucak üreticilik, teknoloji, tarım politikaları ve gelecek vizyonu hakkındaki görüşlerini tarlasera’ya anlattı.

Profesyonel olarak üreticilik mesleğine adım atma hikayenizi anlatır mısınız?

Yaklaşık 12 yıldır üreticilik yapıyorum. Aslında üretici bir ailede büyüdüğünüz zaman bir anlamda küçüklükten itibaren mesleğin içerisinde oluyorsunuz. Zaten doğayı ve toprağı seviyorsanız içinizde her zaman üreticilik ateşi yanıyor. Üniversiteden sonra da doğduğum şehre dönüp dedelerimden kalan işimi devam ettirmek istedim. Bir anlamda manevi bir sorumluluk hissediyorsunuz toprağa karşı. Genellikle üretici ailelerin bir alt jenerasyonu bu duyguyu yaşar. Tabii bunu devam ettirmek riskli bir karar. Ama verdiğim kararın doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü bütün üreticiler olarak önemli bir iş yaptığımıza inanıyorum.

Aile işletmenizde siz başa geçtikten sonra ilk neleri değiştirdiniz? Nasıl sonuçlar elde ettiniz?

İşe ilk başladığımda açık arazilerde mısır, pamuk, narenciye üretimimiz vardı. Bu küçük alanlardan yüksek verim alma amacıyla yatırımlar yapmak istedik ve topraksız modern seralarda domates yetiştirmeye başladık. Bu konuda yatırımlar yaparak giderek işlerimizi büyüttük. İhracat odaklı üretim yaparak iç piyasada yaşanan aksaklıklardan etkilenmedik. Üretim çeşitliliğini de arttırma yoluna gittik. Bunun en büyük faydalarından biri, herhangi bir üründe problem yaşadığınız takdirde diğer üründeki olumlu durumun açığınızı kapatmanıza yardım etmesi. Bu ürün çeşitliliği, iklimsel sorunlardan dolayı yaşanan kayıpları da minimuma indiriyor.

genc-ureticiler-tarima-dair-ezberleri-bozuyor2.jpgTarımsal üretiminize ne gibi teknolojileri nasıl adapte ettiniz?

Örneğin artık sulama sistemlerini cep telefonundan takip ediyoruz. Uydudan görüntü alıp, bu görüntüyü analiz eden firmalarla çalışıyoruz. Bu kişiler gelip tarlanızın uydudan fotoğrafını çekiyor ve oradaki renk frekanslarından tarla ile ilgili bir yorum yapıyorlar. Siz de o yoruma göre uygulama yapıyorsunuz. İşletmesini yaptığımız seramızda her şey bilgisayar kontrollü. Drone’lar aracılığıyla bahçelerimizle ilgili bir takım değerlendirmeler yapıyoruz. Ama teknolojiyi ne kadar entegre etseniz de bazen uygulamalarda bazı boşluklar görüyorum. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde ise o boşluklar da doldurulacaktır diye düşünüyorum.

Türkiye’de üretici olmayı nasıl tanımlarsınız?

Türkiye’de üretici olmak güzel bir coğrafyada, çok farklı ürünlerin üretimine elverişli bir toprakta çalıştığınız anlamına geliyor. Öte yandan diğer sektörlere göre medyanın, kamuoyunun, siyasi iradenin her zaman ilgi alanı içerisindesiniz. Popülist söylemlere çok açık bir sektör bu. Günlük iş rutininizin yanında bu konularla da meşgul olmak zorunda kalıyorsunuz. Ama özellikle son 5 yıldır bu durum değişmeye başladı. Eskiden kamuoyunun üreticilere karşı olumsuz bir bakışı vardı. Bu geçmişe göre biraz azaldı. Yurtdışında kamuoyu, bir ülkeyi doyurduğunuzu size hissettiriyor. Bizde ise üretici denildiğinde her zaman şikayet eden, devletten yardım isteyen bir kesim akla geliyor. Bugün artık biz genç üreticiler olarak bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Çünkü bu olumsuz algıda üreticinin de payı çok.

Öte yandan üreticilerimizin üretim kabiliyeti diğer ülkelerin üreticilerine göre çok farklı. Örneğin buradaki narenciye üreticileri çok bilinçli, dünya ortalamasının çok üzerinde modern tekniklerle üreticilik yapıyor. Yurtdışından danışmanlar geliyor, teknoloji çok yakında takip ediliyor, hemen işletmeye entegre edilmeye çalışılıyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Çayda kota krizinin özünde gelecek kaygısı var

Çayda kota krizinin özünde gelecek kaygısı var

Çay üreticileri dekara 600 kg olarak belirlenen alım kotasına tepkili. Ancak endişelerin kaynağı yalnızca bu sezona özgü koşullar değil.

tarlasera Haziran sayısı okurlarıyla buluştu!

tarlasera Haziran sayısı okurlarıyla buluştu!

Bu ay Covid-19 salgının tarımda yarattığı tahribatı tüm yönleriyle ele alan tarlasera’nın Haziran sayısı yine dopdolu.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Akdeniz'in gizli hazinesi gölevez

Akdeniz'in gizli hazinesi gölevez

Afrika ve dünyanın tropik bölgelerinde yaygın biçimde tüketilen gölevez Türkiye’nin güney kesimlerinde ekim alanlarını genişletmeye başladı.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.