tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

25.06.2021

Asmanın korkulu rüyası filoksera

Asmanın korkulu rüyası filoksera

Bağcılıkta en çok görülen zararlılardan filoksera asma bitkisinin tüm aksamlarında ciddi hasarlara yol açıyor. Sorunun kimyasal bir çözümü olmaması mücadelesini de epey zorlu kılıyor.

Yeryüzünde 150 milyon yıldır var olan asma bitkisi bugün de geniş bir alana yayılım gösteren bağ alanlarıyla bitkisel üretimin en güçlü kalemlerinden birini oluşturuyor. Dünyadaki üzüm üretiminin yüzde 90’ını karşılayan asma türleri içerisinde Vitis vinifera L. açık arayla ilk sırada geliyor. Bağcılığın tarihi de Anadolu ve Avrupa’da doğal florada bulunan bu türün kültüre alınması ile başlıyor.

Türkçede “yaygın üzüm asması” olarak tanımlanan Vitis vinifera L. arkeolojik bulgulara göre milattan önce 6000-5000 yılları arasında Kafkasya ve Anadolu’da kültüre alındığı ve dünyanın her yerine de bu coğrafyadan yayıldığı düşünülüyor. Küresel tarım pazarlarında üzüm meyvesiyle özdeşleşmiş olan bitkinin baş düşmanı olan zararlılar da ne geçmişte ne de bugün bağlardan eksik olmuyor!

Ünü kötü, mücadelesi zorlu!

“Asma” ve “zararlı” sözcükleri bir araya geldiğinde de üzüm üreticilerinin bir ağızdan anacağı ilk isimlerden biri ise filoksera. Filoksera zararlısı (Viteus vitifolii) asmanın kendi kökleri üzerinde çoğaltımına doğrudan engel olarak büyük kayıplara neden oluyor. Henüz kimyasal bir mücadele yöntemi bulunmayan bu böcek türüne karşı asmaları korumanın yolu ise başta aşılı fidan kullanımı olmak üzere kültürel yöntemlerden geçiyor.

asmanin-korkulu-ruyasi-filoksera1.jpg

Hasar zinciri köklerden meyvelere uzanıyor

Filoksera zararlısının emgisiyle zarar gören Vitis vinifera asmalarının kökleri çalışamaz hale geliyor, su ve gerekli besin maddelerini topraktan alamıyor. Bulaşık olan bağlarda bitki sürgünlerinde genel bir durgunluk, asmada zayıflık, yapraklarda küçülme ve sararmalar görülüyor. Boğum araları daralırken çubuklar odunlaşamadıklarından kışın soğuk hava koşullarına karşı savunmasız hale gelebiliyor.

“Bağ filokserası” olarak da adlandırılan Vitis vinifera yalnızca kök ya da dallara değil meyvelere verdiği hasarla da kötü ün sahibi. Zararlının etkisi altındaki bitkilerin salkımlarda tanelerin seyrekleştiği, normal tatlanma ve renklenmenin olmadığı gözlemleniyor. Gerekli mücadele yapılmadıkça bulaşık haldeki asmaların birkaç yıl içerisinde zayıflıyor ve kuruması ise kaçınılmaz oluyor.

Zararlıyı önce bu belirti ele veriyor

Filokseranın en temel belirtisi olan “gal” oluşumu, Vitis vinifera’nın köklerinde ve yapraklarında meydana geliyor. Bitki üzerinde çoğu kez kapsül benzeri nekrozlar olarak tanımlanan gallar bitkinin farklı aksamlarında ortaya çıkabiliyor. Köklerde gal oluşumuna sebep olan bireylere “radisikol”, yapraklarda gal oluşumuna sebep olan bireylere ise “gallikol” adı veriliyor.

asmanin-korkulu-ruyasi-filoksera2.jpg

Filokseranın köklerde beslendiği yerlerde emgi sonucu meydana gelen gal oluşumları da kategorilere ayrılıyor. Eğer gal oluşumu olgun kökler üzerinde meydana geliyorsa “tuberozite”, kök uçlarına yakın yerlerde meydana geliyor ise “nodozite” adını alıyor. Kök üzerinde meydana gelen bu galler, zamanla asmanın toprak altı organlarının kaybolmasına sebep oluyor.

160 yıl önce başlayan mücadele

Kökeni Kuzey Amerika olan filokseranın Avrupa’daki geçmişi 1861 yılına kadar gidiyor. İlk kez bu tarihte kıtadaki tarım arazilerine bulaştığı tespit edilen böcek yayılım gösterdiği bağların önemli bir bölüme zarar vererek kurutuyor. Ancak bir süre sonra Leo Laliman isimli bir araştırmacı Vitis aestivalis türü asmalara böcek tarafından zarar verilmediğini gözlemliyor.

Oyunun kuralı melez anaçlarla yazıldı

Kendisi de bağcılıkla uğraşan Laliman bu bulgunun ardından Vitis vinifera’ların Kuzey Amerika kökenli Vitis türleri (Vitis berlandieri, Vitis riparia, V. rupestris vb.) üzerine aşılanmasını öneriyor. Başlangıçta bu anaçların kendileri, sonra da birbirleriyle ya da Vitis vinifera ile melezlenmesi sonucu bugün geniş çapta kullanılan melez anaçları ortaya çıkarıyor. Günümüzde bile bağcılıkta filoksera zararına karşı Amerikan anaçları üzerine aşılama dışında pratik bir çözüm bulunamıyor.

asmanin-korkulu-ruyasi-filoksera3.jpg

Kullanılacak türe dikkat etmek gerek

Amerikan anaçlarının kökleri filoksera zararlısına oldukça dayanıklı. Filokseranın köklerinde açmış olduğu yarayı daha hızlı iyileştirme yeteneğine sahip olan bu türler, sahip oldukları özsuyun daha asidik olması nedeniyle filoksera zararlısı tarafından tercih edilmiyor.

Öte yandan bu anaçlar toprağın kireç kapsamı ve nem durumuna göre farklı tepkiler verebiliyor. Bazıları kuraklığa karşı dayanıklılık gösteriyor ve zor köklenirken, bazıları ise kurağa karşı hassasiyet gösteriyor ve kolay köklenme meydana geliyor. Bu nedenle kullanılacak Amerikan tür ve melezlerinin bağ kurulacak bölgeye göre belirlenmesi gerekiyor.


Yorumlar
  • Seher Aksakal

    Ellerinize sağlık güzel ve yararlı bir yazı olmuş. Bence çok mühim değil fakat gördüğüm bi yazım yanlışını belirtmek istiyorum. ''Hasar zinciri köklerden meyvelere uzanıyor'' adlı kısmın ikinci paragrafında Filoksera zararlısının Latince bilimsel adı ''Viteus vitifolii'' yerine asma türü olan ''Vitis vinifera'' yazılmış. Yayınlarınızı severek okuyorum. İyi çalışmalar.

Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Bitki bilimi insanlığı yakın geleceğe hazırlamak için daha sürdürülebilir gıdalar geliştirmenin peşinde. Araştırmacıların bu açıdan rol model olarak önerdikleri bitki ise hem tanıdık hem yepyeni bir isim!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Sel sularına direnen domatesler geliyor

Sel sularına direnen domatesler geliyor

İklim değişikliğine paralel olarak sıklaşan sel afetlerinin etkilerine karşı dirençli domates çeşitleri geliştirmek için Mersin'de çalışma başlatıldı.

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Üst üste yaşanan afetlerin Türkiye tarımındaki etkisini inceleyen tarlasera'ya bu ay Dijital Tarım ekinin yeni sayısı da eşlik ediyor.