tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

27.01.2021

Domateste lezzetin ve kazancın pembe hali

Domateste lezzetin ve kazancın pembe hali

Pembe domates tüketici için lezzet arayışının adresi haline gelmeye başladı. Artan ilgi üretime de olumlu yansıyor. Ancak hem üretirken hem de tüketirken pembe domatesin hassas yapısına dikkat etmek gerekiyor.

Domates hem Türkiye hem de uluslararası pazarda ticari ağırlığı en fazla olan tarım ürünü. Ticareti ve tüketimi dünyanın bir ucundan öteki ucuna kadar uzanan bir ürünün sıkça tartışma konusu olması kaçınılmaz! “Lezzet” ekseninde dönen ve “eski domatesler” ile günümüzde tüketilen çeşitleri karşılaştıran bu tartışmalar yalnızca Türkiye değil pek çok ülkede yaşanıyor.

Domates yalnızca çiğ tüketilen bir ürün olmaktan çıkalı ve başta yemeklere katılmak olmak üzere çok farklı şekillerde değerlendirilmeye başlayalı uzun yıllar oluyor. Bu işlevlilik zaten domatesin bugünkü yaygınlığının asıl nedeni. Tüm bu gelişim süreci içinde lezzet faktörünün ise üretim anlamında geri plana düştüğü bir gerçek.

Pembe domatesin yeniden doğuşu

Ancak modern tohumculuğun gözbebeklerinden biri olan ve tam bir çeşit bolluğu yaşanan domateste eski lezzetlere geri dönüş başladı. Bu “domates rönensansı”nda ise başrol pembe domates çeşitlerine ait. Türkiye’de de geçmiş yıllarda yerel düzeyde üretilen pembe domates, yeni bir başlangıç yaptığı 2010’lu yıllarla birlikte artık çok daha geniş bir kitle tarafından tanınır hale geldi.

domateste-lezzetin-ve-kazancin-pembe-hali1.jpg

Hem tohumcuların hem tüccarların radarında

Pembe domates Türkiye’de örtü altında profesyonel olarak yetiştirilmeye bundan 13 yıl önce başladı. Antalya’nın Kumluca, Finike gibi bölgelerindeki üreticilerin yurt dışından getirttiği tohumlarla üretilen domatesler pazarda da kendine yer bulmaya başlayınca hem bitki ıslahçılarının hem de sebze-meyve ticareti yapanların radarına hızlıca girmiş oldu.

İlk zamanlarda sadece bahar döneminde üretimi yapılırken son yıllarda sonbahar, hatta yazlık yayla sezonunda dahi üretilmeye başlayan pembe domates, artık gerek yurt içi tüketim gerekse ihracatta aranılan bir ürün. Özellikle son 2 yılda yaşanan artışla birlikte pembe domates artık Türkiye’deki domates pazarında yüzde 5’lik bir paya ulaşmış durumda.

Dekar başına verimi daha fazla

Pembe domatesin bu denli ilgi görmesinin tek nedeni lezzeti ve aroması değil. O bir o kadar da üreticisine kazanç sağlayan bir ürün. Nitekim artan talebine paralel olarak üretimin de giderek arttığı görülüyor. Kırmızı domatesler göre dekar başına daha fazla verim sağlaması ve ürün çeşitliliğine yaptığı katkı onu aynı zamanda üretici için iyi bir alternatif haline getiriyor.

domateste-lezzetin-ve-kazancin-pembe-hali2.jpg

Kazançlı ama zor bir zanaat!

Evet, pembe domates yetiştirmek belki kazançlı, ama hiç de kolay bir zanaat değil! Çünkü klasik domatese göre oldukça hassas yapılı bir ürün. Ayrıca kimi çeşitlerde gübreleme konusunda sorunlar yaşanabiliyor. Bu nedenle pembe domates yetiştirirken çeşit seçimine ve kalibrasyona, yani boyut-lezzet özelliklerine dikkat etmek gerekiyor.

Üretirken ve tüketirken neye dikkat etmeli?

Pembe domatesi mevsimine uygun dikilmesi verim ve kaliteyi doğrudan etkiliyor. Bunun için en uygun zaman bahar dönemi. Ürünün ince kabuklu ve narin yapısı yalnızca üreticileri değil tüketiciyi de ilgilendiriyor. Diğer domateslere göre dayanım süresi daha kısa olan pembe domatesin satın alındıktan sonra birkaç gün içinde tüketilmesi öneriliyor.

Üreticilerin dikim ve bakım süreçlerini bilinçli bir şekilde yapması gerektiğine dikkat çeken Vilmorin Anadolu Tohumculuk Batı Akdeniz Bölge Müdürü Yalçın Peksayın, pembe domateste sık dikimden kesinlikle kaçınmak ve aşılı üretim yapmak gerektiğini söylüyor. Peksayın’a göre ürünün yetiştirilme aşamasında çatlamamasına da azami dikkat göstermek gerekli.

İdeal bir pembe domates nasıl olmalı?

Tohum seçiminde en önemli kriterler ise çeşidin yüksek verimli, lezzetli ve aromatik olması. Bunun yanında sertlik de bir diğer aranan özellik. Çeşit seçiminin pazarın beklentilerine uygun olması gerektiğini söyleyen Peksayın, “İhraç edilecek bir pembe domateste fizyolojik olarak yuvarlak ve hafif basık bir görünüş istenirken, iç pazara yönelik ürünlerde dilimli ve basık şekilde olanlar tercih ediliyor” diyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Soğanın beklenen koşusu ne zaman başlayacak?

Soğanın beklenen koşusu ne zaman başlayacak?

İstikrarlı bir pazar talebi olan soğan, bu avantajın yanına ihracat gücüne de eklemeye hazırlanıyor. Ancak bu potansiyeli gerçekleştirmenin önündeki engellerin aşılması gerek. Bu engellerin başında ise iki güncel sorun olan kuraklık ve yükselen girdi maliyetleri var.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Yıllar önce bir “şaka” ile başlayan, ardından bir gizem bulutuna dönüşen ekin daireleri, bugün ise sanatçıları, üreticileri, girişimcileri ve tarıma ya da görsel sanatlara meraklı pek çok insanı bir araya getiren bir kültür öğesi olarak arazileri süslemeye devam ediyor.