tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

5.10.2020

İşte AB vatandaşı olan dördüncü Türk ürünü!

İşte AB vatandaşı olan dördüncü Türk ürünü!

Avrupa Birliği Komisyonu nezdinde coğrafi işaret tescili almaya hak kazanan Aydın kestanesi artık uluslararası pazarda markalaşmaya hazır.

Henüz ülke genelinde hava sıcaklıkları hala üst seviyelerde olsa da artık Ekim ayının gelmesiyle birlikte kış mevsimine hazırlıklar tarım başta olmak üzere yaşamın tüm alanlarında başladı. Kimi tüketiciler için kış akşamların denildiğinde ise akla ilk gelen yiyecek kestane oluyor. Kestane denildiğinde ise akıllara en önce Aydın ili geliyor!

Artık pazarda AB künyesi ile dolaşacak

Yurtiçinde üretilen kestanenin yaklaşık yüzde 40’ında pay sahibi olan Aydın’da yetiştirilen kestane, kalitesi ve lezzetiyle hem Türkiye hem de dünya genelinde benzersiz bir tarımsal ürün ollarak ön plana çıkıyor. Aydın kestanesinin doğasında bulunan bu “marka” özelliğinin uluslararası düzeyde resmileşmesi için ise en önemli eşik artık aşıldı.

Ürünün Avrupa Birliği (AB) tescilli coğrafi işaret sahibi olması için Aydın Ticaret Borsası tarafından 2015 yılında yapılan başvuru süreci geçtiğimiz günlerde mutlu sona ulaştı. Böylece Malatya kayısısı, Aydın inciri ve Antep baklavasından sonra “AB vatandaşlığı”na hak kazanan dördüncü yerli tarım ve gıda ürünü de Aydın kestanesi oldu.

iste-ab-vatandasi-olan-donduncu-turk-urunu1.jpg

Hem taklide karşı korunacak hem fiyatı artacak

Başta İtalya ve Almanya olmak üzere Türkiye’den yapılan kestane ihracatında AB ülkeleri önemli yer tutuyor. Aydın kestanesinin bu pazarda AB imzalı coğrafi işaret ile yer alacak olması hem markalaşma hem de katma değer açısından büyük fayda sağlayacak. Aynı zamanda ürün taklit ve kötüye kullanıma karşı da koruma altına alınmış olacak. Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, “Aydın kestanesi artık tüm dünya tarafından bilinecek ve buna bağlı olarak fiyatı da artacaktır” diyor.

İşte AB tescili talep edilen diğer ürünler

Aydın kestanesi gibi AB tescil başvurusu yapılan diğer ürünler olan Afyon sucuğu, Afyon pastırması, İnegöl köfte, Taşköprü sarımsağı, Kayseri mantısı, Kayseri sucuğu, Kayseri pastırması, Antep fıstığı, Bayramiç beyazı, Edremit Körfezi yeşil çizik zeytini, Antep lahmacunu, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Maraş çöreği, Çağlayancerit cevizi, Maraş tarhanası, Gemlik zeytini ve Milas yağlı zeytini için ise AB Komisyonu’nun inceleme süreci devam ediyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Sulama yapan üreticilerin Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ödediği hizmet bedelinde sistem değişiyor. Buna göre harcanan su arttıkça yapılan ödeme de katlanarak artacak.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Yıllar önce bir “şaka” ile başlayan, ardından bir gizem bulutuna dönüşen ekin daireleri, bugün ise sanatçıları, üreticileri, girişimcileri ve tarıma ya da görsel sanatlara meraklı pek çok insanı bir araya getiren bir kültür öğesi olarak arazileri süslemeye devam ediyor.