tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

10.7.2019

Kalkınma planında tarımsal sulama vurgusu

kalkinma-planında-tarimsal-sulama-vurgusu2.jpg

Meclise sunulan 11. Kalkınma Planı’nda tarımın yurtiçi gelirdeki payının yüzde 5,4’e düşeceği öngörülürken, öncelikli hedefler arasında ise sulama ve izlenilebilirlik var.

Türkiye’nin 46 yıl sonra ilk kez bir kalkınma planı olmadan geçirdiği 1 yılın ardından, 11. Kalkınma Planı TBMM’ye sunuldu. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen programın içeriğinde tarım “öncelikli sektörler” listesine giremezken, turizm ve savunma sanayisi ile birlikte “öncelikli gelişme alanları” arasında yer alıyor.

Yeni kalkınma planı için vurgulanan 5 temel eksen arasında ilk sırada “rekabetçi üretim ve verimlilik” bulunurken, “yaşanabilir şehirler ve sürdürülebilir çevre” başlığı altında ise kırsal alanlarda yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve bölgeler arası ekonomik eşitsizliğin giderilmesine vurgu yapılıyor.

Tarımın gelirdeki payı daha da düşecek

2013 yılında yürürlüğe giren 10. Kalkınma Planı’nda tarımın Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payının yüzde 6,8’e gerilemesi beklenirken bugün itibariyle bu pay yüzde 5,8’e kadar düşmüş durumda. Tarım sektöründe tıpkı 2013’te olduğu gibi yüzde 3,1 oranında büyüme hedefleyen yeni planda ise 2009-2023 döneminde tarımın GSYH payının yüzde 5,4’e gerilemesi bekleniyor.

“Tarım sayımı”nın ayrıntıları bilinmiyor

11. Kalkınma Planı’nda tarıma dair politika ve hedefler başlığı altında dile getirilen ilk konunun izlenilebilirlik olması dikkat çekici. “Tohumdan sofraya uzanan tüm zincir tam olarak kayıt altına alınacak” denilen planda dijitalleşme ve yapay zeka gibi teknolojiler tüm kesimlerin kullanımına açılacağı belirtiliyor. Hedefler arasında yer alan “tarım sayımı”nın içeriği ise henüz belirsiz.

Kalkınma planında tarımsal sulama vurgusu

Sulamada hedef 2 milyon hektar

Planda “tarımsal arazilerin korunması” hedeflerinin ardından ise sulama alanlarının genişletilmesi geliyor. Buna göre planın hedefi 2023 yılına kadar 2 milyon hektar alanın sulamaya açılması. “Bu hedefin 750 bin hektar alanının sulamaya açılması için gerekli bütçe kaynağı tahsis edilecek” denilen planda, “Geriye kalan alana ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ilgili diğer  bakanlıklar ile birlikte alternatif yeni iç ve dış finansman yöntemleri geliştirilecek” ifadesi yer alıyor.

Kenevir, çay ve fındık vurgusu

5 yıllık planda üreticilerin en yakıcı sorunu olan girdi maliyetlerindeki değişimler dikkate alınarak gerekli desteğin verileceği dile getiriliyor. Bitkisel üretim başlığı altında diğer dikkat çekici maddeler ise mevcut seraların modernize edilmesi, “elit tohum” üretilmesi, kenevir başta olma üzere lifli bitkilerin endüstriyel kullanımı, çay ve fındıkta ekim alanlarının yenilenmesi.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Yiyecekler neden mora büründü?

Yiyecekler neden mora büründü?

Antioksidan özelliği yüksek sebze-meyvelerden elde edilen mormiks ile üretilen ekmek, simit ve tatlılar bugünlerde yoğun ilgi görüyor.

Bursa’nın suyu ve toprağı tehdit altında!

Bursa’nın suyu ve toprağı tehdit altında!

Bursa-Yenişehir'de su kaynakları ve tarım arazileri alarm veriyor. Tehlikenin bir boyutu kuraklık, diğeri ise madencilik projesi.

Bin 277 ziraat mühendisi aranıyor

Bin 277 ziraat mühendisi aranıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın alacağı yeni sözleşmeli personel için açılan kadro sayısı ve başvuru tarihleri güncellendi.

Tarım arazilerine hobi bahçesi kurulamayacak

Tarım arazilerine hobi bahçesi kurulamayacak

Haziran ayında TBMM’ye sunulması beklenen 33 maddelik torba yasa, tarımsal amaçlı arazi kullanımına dair değişiklikler öngörüyor.

Tarımsız bir Rönesans mümkün mü?

Tarımsız bir Rönesans mümkün mü?

Sokaklarda yeniden özgürce dolaşacağımız, sevdiklerimize yeniden doya doya sarılacağımız günler mutlaka gelecek. Peki o günler geldiğinde, yüzümüzü geleceğe çevirdiğimize ne göreceğiz?