tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

9.5.2020

Türkiye’nin kadim kestane ağaçları

turkiye-nin-kadim-kestane-agaclari2.JPG

Kestane yeryüzünün en uzun ömürlü bitkilerinden. Türkiye’de yüzyılları devirip de hala meyve vermeye devam ederek adeta zamanın yıkıcılığına direnen pek çok kestane ağacı bulunuyor.

Ağaçlar ömürleri boyunca kökleriyle toprağa, gövde ve yapraklarıyla havaya, serin gölgeleri ve meyveleriyle de insanlara fayda sağlıyor. Ancak öyle ağaçlar var ki, yüzyıllar geçse de sapasağlam ayakta kalıp onarca nesle yaşam kaynağı olmayı başarıyor.

Tıpkı yeryüzünün en dirayetli bitkilerinden olan zeytin gibi, kestane ağaçları da zamanın yıkıcılığına en iyi şekilde direnen bitkiler arasında geliyor. Ortalama ömrü 200-500 yıl arasında olan kestane ağaçları arasında bu yaşam süresini de aşan örneklerin sayısı da oldukça fazla.

Tam 300 kg meyve veriyor

Türkiye’de bilinen en yaşlı kestane ağacı Kütayha’nın Merkez ilçesine bağlı Kumarı mahallesinde bulunuyor. İl merkezine 10 kilometre uzaklıkta bulunan ağacın yaşının bin yılı aşkın olduğu tahmin ediliyor. 1995 yılında “anıt ağaç” olarak tescil edilen kestane ağacı, gerçekten de adeta bir “yaşam anıtı” gibi her yıl ortalama 300 kg meyve vermeye devam ediyor.

turkiye-nin-kadim-kestane-agaclari1.jpg

5 uygarlığa tanıklık etti

45 metre yüksekliği ve 8 metre çapıyla bu kadim ağaç yalnızca yaşıyla değil görüşüyle de ziyaretçilerinde saygı uyandırıyor. 5 farklı uygarlığa tanıklık etmiş bu ağaca yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Kumarı mahallesi muhtarı İbrahim Aslandoğdu, kestanenin henüz herhangi bir çürüme belirtisi göstermediğini söylüyor.

İşte meşhur “Arapastık” ağacı

Anadolu’nun bir diğer tarihi kestane ağacı ise Antalya-İbradi’ye Ormana mahallesinde yaşıyor. Yaklaşık 1000-1100 yaşında olan ve bölgede “Arapastık” adıyla anılan bu ağaç da halen meyve vermeye devam ediyor. 13 metrelik genişliği ve güçlü gövdesi ile hayranlık uyandıran Arapastık’ın da yurtdışından gelen pek çok ziyaretçisi bulunuyor.

Türkiye’nin kadim kestane ağaçları

Hem zamana hem hastalığa direniyor

Yaşlı kestane ağaçlarına ülkenin en kuzeyinde de rastlamak mümkün. Sinop’un Erfelek ilçesine bağlı Salı köyünde bulunan tahmini yaşı 600 olan kestane 2008 yılında anıt ağaç olarak kabul edildi. 15 yıl öncesine kadar 300 kg’ye kadar meyve ağaç son yıllarda tutulduğu hastalık nedeniyle eski verimliliğinde olmasa da tüm görkemiyle varlığını sürdürüyor.

Bir diğer meşhur kestane ağacı ise Kocaeli-Gölcük’e bağlı Halıdere’de bulunuyor. Geçmişi 400-500 öncesine uzanan bu anıt ağaç da yaşlılık günlerinde çevre halkının ilgi ve sevgisinin tadını çıkarıyor. Son yıllarda adına saygı yürüyüşü bile yapılan ağacın tohumlarının çoğaltılması için de çalışmalar yürütülüyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Kırmızı ıspanak geçmişi geri getirebilir mi?

Kırmızı ıspanak geçmişi geri getirebilir mi?

Bundan yaklaşık bir asır önce ıspanak adeta bir “gıda efsanesi”ydi. Öyle ki çocukların en sevdiği yiyecekler arasında dondurmadan hemen sonra geliyordu! 2006’daki E. coli salgını sonrası büyük bir düşüş yaşayan ıspanak pazarı bugünlerde yeni bir maceraya hazırlanıyor.

Limon üreticileri yollara döküldü!

Limon üreticileri yollara döküldü!

Limonda ihracat yasağına tepki gösteren üreticiler D-400 karayolunu trafiğe kapatarak sorunun acilen çözülmesini talep etti.

Kara mürvere dair efsane ve gerçekler

Kara mürvere dair efsane ve gerçekler

Koronavirüs korkusu vitamin ağırlıklı tarım ürünlerine olan ilgiyi arttırdı. Hakkında çok sayıda yanlış bilginin de dolaştığı kara mürver bunların başında geliyor.

tarlasera Mayıs sayısı çıktı!

tarlasera Mayıs sayısı çıktı!

Kapak Konusu sayfalarını Covid-19 sürecinde üreticilerin taleplerine ayıran tarlasera, Koruma&Besleme ekini de okurlarıyla buluşturuyor.

Tarımsız bir Rönesans mümkün mü?

Tarımsız bir Rönesans mümkün mü?

Sokaklarda yeniden özgürce dolaşacağımız, sevdiklerimize yeniden doya doya sarılacağımız günler mutlaka gelecek. Peki o günler geldiğinde, yüzümüzü geleceğe çevirdiğimize ne göreceğiz?