tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

7.6.2017

İki zeytin ağacının kısa yaşam öyküsü

İki zeytin ağacının kısa yaşam öyküsü

Biri Girit’te, diğeri İzmir’de, bizimle nefes alıp vermeye devam eden iki zeytin ağacının izinden gitmemiz; yaşamayı ve yaşatmayı seçmemiz gerekiyor.

Bir gün, Ege Denizi’nin giriş kapısı Girit adasında, bugün Ano Vouves adıyla anılan köyde bir zeytin ağacı doğar. O doğduğunda dünya genelinde insan nüfusu tahminen 25 milyon, yani bugünkünün yaklaşık binde dördü kadardır.

Girit’teki zeytin ağacı tüm diğer zeytin ağaçları gibi birkaç yıl sonra ilk meyvelerini vermeye başlar. O zaman henüz Mısır piramitleri inşa edileli çok olmamıştır. Halen yeryüzünün gizemlerinden biri olan Britanya'daki Stonehenge taşları ise büyük ihtimalle henüz dikilmemiştir bile...

Zeytin ağacının iyice gelişip serpildiği yıllarda, mesafeleri gidebilmek için henüz taşıtlar ve taşıtları yürütecek yakıtlar keşfedilmemiştir daha. Ancak insanlar atları yavaş yavaş evcilleştirmeye başlamış, atların yol arkadaşlığında kat edilen uzun yollarda, doyabilmek için yine o zeytin ağacının meyvelerini yanlarında taşımışlardır.

Sükunet ve cömertlik

Bundan yüzyıllar önce Akhalar, Ege’nin Doğu yakasında, bugün İzmir-Seferihisar sınırlarında bulunan bölgeye yerleşirler. Kurdukları kent, Anadolu topraklarında tarih boyunca kurulmuş en büyük tapınak olarak bilinen Dionysos Tapınağı’nın yer aldığı Teos’tur.

iki-zeytin-agacinin-kisa-yasam-oykusu1.jpg

Bölgeye ilk kez gelen bu insanları genç bir zeytin ağacı karşılar. Teos kentinin sakinlerini meyvesiyle besleyen ağaç, günü gelip de kent el değiştirdiğinde onların yerine gelen Persleri de karşılamıştır. Kent defalarca el ve biçim değiştirirken de yine tüm sükuneti ve cömertliğiyle o ayakta kalmıştır.

Eski Yunanların, bugün örneklerine müzelerde rastladığımız taştan mengenelerle yağını çıkardıkları zeytinler arasında muhtemel ki Teos’un kadim zeytin ağacının meyveleri de vardır. Anadolu topraklarında yaşamış insanların bu dünyada aldıkları nefes miktarını uzatan o zeytinyağı Eski Yunanlardan sonra Romalıları da doyurmuştur, ve sonra Bizanslıları, ve sonra Türkleri de…

Kömür madenciliğine dair ilk resmi belgelerin yaklaşık bin yıl öncesine tarihlendiği söyleniyor. Bu, Teos’taki zeytin ağacının “orta yaşlarının” keyfini çıkarmaya başladığı yıllar...

Zeytinin gövdesi neyi anlatıyor?

Zeytinin gövdesinin hiçbir ağaca benzemeyen o büklüm büklüm yapısına hiç dikkat ettiniz mi? Belki de kimi gözlere pek “biçimsiz” gelen bu gövde yapısı bize neyi anlatıyor? Susuzluğa, zorlu toprak koşullarına, ama hepsinden de önce binyıllarla ölçülen zamana karşı direncin göstergesi olarak, yaşamak ve yaşatmak için gösterilen inadın bedelini belki de…

Girit’in Ano Vouves köyündeki zeytin ağacı, bizim yalnızca üzerine tahminler yürütebildiğimiz olayların tanığı. İzmir-Seferihisar’daki zeytin ağacı bu topraklara dair hiçbir belgeye yansımayan çok şey biliyor.

Ve bu iki bilge ağaç, bugün denizin iki yakasında hala bizimle birlikte nefes alıp veriyor.

İki ağaç da yaklaşık 2 bin yıldır yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyor. Onların izinden giden, Akdeniz’in havasını birlikte soluduğumuz diğer milyonlarca zeytin ağacı gibi. Doğaya, bilgeliğe ve üretkenliğe saygıyı kanıtlamak için onlarla aynı yöntemi seçmemiz; yaşamak ve yaşatmak için direnç göstermemiz gerekiyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Gübrede artan destekler fiyatlarla yarışabilecek mi?

Gübrede artan destekler fiyatlarla yarışabilecek mi?

Bitki beslemede ağırlaşan maliyetler karşısında üretici desteklerinin yüzde 100 arttırılacağı duyuruldu. Ancak 2020 başına oranla gübre fiyatlarındaki artış da yakında aynı seviyeye ulaşacağa benziyor. Enflasyona dair en iyimser tahminler ise sonbaharı işaret ediyor.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Sulama yapan üreticilerin Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ödediği hizmet bedelinde sistem değişiyor. Buna göre harcanan su arttıkça yapılan ödeme de katlanarak artacak.

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Yıllar önce bir “şaka” ile başlayan, ardından bir gizem bulutuna dönüşen ekin daireleri, bugün ise sanatçıları, üreticileri, girişimcileri ve tarıma ya da görsel sanatlara meraklı pek çok insanı bir araya getiren bir kültür öğesi olarak arazileri süslemeye devam ediyor.

Tohum, gübre ve ilaçta da tanzim satış olacak

Tohum, gübre ve ilaçta da tanzim satış olacak

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, sebze ve meyvede getirilen tanzim satış uygulamasının tohum, tarım ilacı ve gübre de başlaması için çalışma yapıldığını söyledi.