tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

10.12.2018

Lahanaya fabrika gerek

lahanaya-fabrika-gerek.jpg

Lahanada bu yılki fiyatlar üreticiye geçen yılın sıkıntısını unutturdu. Ancak özellikle turşuluk olarak da kullanılan beyaz lahananın ağırlıkta olduğu illerde ürünü işleyecek tesislerin azlığı üretime gölge düşürüyor.

Geçtiğimiz yıl üretim fazlası ve düşük fiyatlar nedeniyle üreticilerinin çoğunu mutsuz eden lahana bu yıl ise sebze liginin en iyi performansını gösteriyor. Buna karşın, üretimin iki lideri Samsun ve Niğde’de turşuluk ürünleri işleyecek yeter sayıda tesis olmaması dikkat çekiyor.

Üretimde rekor mutluluk getirmemişti

Türkiye’de en çok üretilen lahana çeşidi olan beyaz lahana 2017-18 sezonunda ülke genelinde 524 bin ton ile en yüksek üretim düzeyine ulaşmıştı. Kırmızı ya da mor lahana olarak anılan çeşitler de toplam 186 bin ton rekolte ile kendi rekorunu kırmıştı. Ancak üretimle aynı oranda olmayan talepten dolayı pek çok ilde ürünler üreticilerin elinde kalmış ya da kilosu 10-20 TL gibi düşük fiyatlara satılmak zorunda kalmıştı.

Altın yıl yaşanıyor

Lahanada bu yılki hasat tablosu ise farklı bir görüntü çiziyor. Ülkedeki kırmızı lahana üretiminin 3’te 2’sini tek başına karşılayan Samsun’da üreticiler kalite ve fiyat düzeyinden oldukça hoşnut. “Bu sezon mor ve beyaz lahana altın yılını yaşıyor diyebiliriz” yorumunu yapan Bafra Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bilgiç, kırmızı lahana ekili alanların 30 bin dönümden 10 bin dönüme indiğini söylüyor.

lahanaya-fabrika-gerek1.jpg

“Bu Bafra ovası için büyük bir alan değil” diyen Bilgiç, az ekime karşılık satışların iyi gittiğine dikkat çekiyor: “Geçen yılki lahanaları tarlaya gömmek zorunda kaldık. Ama bu yıl sürekli talep olduğundan dolayı tarlada bekletilmeden kesilip satılıyor. Kırmızı lahananın fiyatı 10 kuruştan 1,5 TL’ye, beyaz lahananın ise 20 kuruştan 60 kuruşa çıktı.”

Üretimin yarısı turşuluk ama…

Niğde 70 bin ton ile beyaz lahanada söz sahibi olan ikinci şehir. Kırmızı ve siyah lahanada geri planda olduğu için Niğde turşuluk ürün piyasasına daha bağımlı konumda. Bu yıl 18 bin dekar alanda 110 bin ton düzeyinde yapılan üretimden herkes memnun. Ancak pazarlama konusunda aynı durum geçerli değil.

İldeki üretimin yaklaşık yarısının turşuluk alanında değerlendirildiğini söyleyen Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, kentte lahanayı işleyecek bir tesis bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekiyor. Aynı sorunun üretime katkı sunan diğer illerde de geçerli olduğunu söyleyen Kenar, “Genel olarak lahanada pazar konusu diğer illerde olduğu gibi ilimizde ürünü işleyecek bir fabrikamızın olmayışı” diyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Kazdağları altına feda edilmesin!

Kazdağları altına feda edilmesin!

Bitki örtüsünün yanı sıra su ve oksijen kaynaklarıyla da dünyanın sayılı coğrafyalarından biri olan Kazdağları’nda altın madeni projesine tepkiler büyüyor.

Tarımda kadınların cesur yürüyüşü

Tarımda kadınların cesur yürüyüşü

Başta kimse inanmadı, başarılı olabileceklerini tahmin etmedi, ama Keçiborlu’nun üretici kadınları bir araya gelerek lavanta kokulu bir köy yarattı. tarlasera.com 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bu köyün kahramanlarından biri olan Huriye Tezcan ile konuştu.

Tek bitki 5 pazara birden hitap ediyor

Tek bitki 5 pazara birden hitap ediyor

Koruma altındaki akzambak bitkisinin soğanı, çiçeği, polenleri, yaprakları ve yağı, kısacası her bir kısmı farklı bir ticari değere sahip!

tarlasera Ağustos sayısı çıktı!

tarlasera Ağustos sayısı çıktı!

Bu ay tarımda enerji politikalarını masaya yatıran tarlasera, Dijital Tarım ekinin ikinci sayısıyla birlikte okurlarıyla buluştu.

Tarımda kalkınma idealinin son 30 yılı

Tarımda kalkınma idealinin son 30 yılı

1990 yılından bu yana hazırlanan altıncı kalkınma planı bu hafta uygulamaya girdi. 5’er yıllık bu planlar, ulaşabildiği ya da ulaşamadığı hedefleriyle Türkiye tarımının çehresindeki değişimi sergiliyor.