tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

16.8.2016

Türkiye kendi çimini üretmeli

Türkiye kendi çimini üretmeli

Türkiye’de profesyonel çim sahaların sayısı hızla artıyor. Ancak kullanılan tohumların tamamı yurtdışından geliyor.

Gıda değeri olmayan bitkiler arasında çim son yıllarda ilginin en çok arttığı tarım ürünlerinin başında geliyor. Bunun iki temel nedeni var. Birincisi hızlı şehirleşmenin sonucu metropollerde yeşil alana artan ihtiyaç. Çim alanlar bu ihtiyacı gidermede kilit rol oynuyor.

Diğeri ise açık alan sporlarındaki endüstriyelleşme. Başta futbol olmak üzere golf, tenis gibi geniş kitlelerin ilgiyle izlediği sporlar için kaliteli çim sahalar olmazsa olmaz konumda. Futbol sahalarında sakatlıkların yüzde 37’sinin zeminden kaynaklandığı düşünülürse çimin önemi anlaşılıyor.

Tarımın en popüler uzmanlık alanlarından biri

Türkiye’de 100’ün üzerinde profesyonel futbol stadyumu var. 24 golf sahasına ev sahipliği yapan Türkiye bu alanda da Avrupa ikincisi. Bu sahalarda kullanılan çimin kalitesi ve bakımı tarım sektörü için önemi son dönemde fark edilen bir uzmanlık alanına işaret ediyor: Greenkeeper’lık.

Profesyonellik isteyen bir ürün

Basit yapısına karşın çim aslında bakımı oldukça zor bir tarım ürünü. Ekim tarihi, sıcaklık ve nem kontrolü, gübreleme, ilaçlama gibi en çetrefilli tarımsal süreçlerin hepsi çim için de geçerli. Bugüne kadar Türk Telekom Arena, Eskişehir Atatürk Stadyumu, Antalya Golf Kulübü gibi Türkiye’nin önde gelen çim sahalarının greenkeeper’larıyla söyleşi gerçekleştiren tarlasera, Ağustos sayısında bir bütün olarak çim tarımının inceliklerini ele aldı.

turkiye-kendi-cimini-uretmeli2.png

Hangi türleri seçmeli?

Çim türleri serin iklim ve sıcak iklime uygun türler olarak ayrılıyor. Serin iklim çimleri kuru hava ve don oranlarının düşük olduğu kış aylarında renklerini korurken, sıcak iklim türleri ise sonbahar başlarında iyi bir gelişim gösteriyor. Ancak iyi bir çimlenme için sıcaklık ve nemin dengede olduğu dönemde ekim yapılması gerekli.

Sulama ve bitki besleme kilit nokta

Günde 2,5-7,5 mm su tüketmesi gereken çim alanlarda ekim derinliğinin de nemli tutulması gerekiyor. Özellikle spor alanlarında sürekli basılmaya maruz kalan çim bitkilerinin sağlığını koruyabilmesi için potasyum ve fosfor yoğunluklu bir bitki besleme programı da zorunlu. Ancak bu sahalarda iyi köklenme sağlayan doğru türleri seçmek öncelikli görev.

Türkiye çimi ithal ediyor

Türkiye’de kullanılan çim tohumlarının tamamı yurtdışından ithal ediliyor. Ülkede çim tohumu üretiminin henüz sektör haline gelmediğini belirten Çimsan yetkilisi Nuri Başkan’a göre bunun nedeni üretim ekipmanlarının pahalılığı ve devlet desteklerinin yetersizliği.

turkiye-kendi-cimini-uretmeli3.jpg

Çimin genetik kaynakları Türkiye’de

Buna karşın yurtdışında üretilen çimlerin önemli kısmında Türkiye’nin genetik kaynakları kullanılıyor. Türkiye’nin bu potansiyelini kullanmakta geç kaldığından yakınan Yrd. Doç. Dr. Songül Sever Mutlu, “Biotik ve abiotik stres koşullarına dayanıklı, adaptasyon yeteneği geniş yerel çeşitlerin geliştirilmesi gerekli” diyor.

Yerel çeşitler geliştirilmeli

Yerel çim çeşidi geliştirmek için Akdeniz Üniversitesi’nde başlatılan ıslah programları bu yolda önemli bir örnek. Mutlu, türler arası melezleme sayesinde sağlanan yüksek çim kalitesi ve rengini birleştirmeye yönelik bu çalışmaların Türkiye’yi çim pazarında ön plana çıkarabileceğini söylüyor.

Türkiye çimin önemini son 10 yılda kavradı ve bu süreçte örnek olabilecek çim alanlar yarattı. Ancak zincirin ilk ve en önemli halkası olan çeşit geliştirmede yol alınmadıkça gösterilen çabaların boşa düşeceğini unutmamak gerekiyor.


Yorumlar
  • Nazimi Açıkgöz

    Tohumun ithal olayı yalnız çim türleri için geçerli değil. Yeni genotiplerin geliştirilmesi küçük tohumculuk firmalarına bırakılmış durumda. Sermaye ve bilimsel desteği sınırlı bu firmalara milli bir destek sağlamak için bir strateji geliştirilmek kaçınılmaz. Brezilya örneğinde olduğu gibi, özel sektör, tarımsal AR-GE birimleri ve üniversiteleri bir çatı altında toplayıp işe başlamazsak, yarınlarda tüm bitkilerde tohum ithalatçısı Oslo'nuz gibime geliyor. Bu önemli konuya değindiği için Tarlasera' ya teşekkür ler. Bu konuda detaylı yayınlarımın okuyucu portföyünüze de yararlı olacağı kanısındayım: https://nazimiacikgoz.wordpress.com/2013/12/ linkindeki "Küresel ısınma yeni çeşitler, onlar da yeni stratejileri gerektiriyor" ve aynı sitedeki diğer benzer yazılar tekrar Tarlasera'da yayınlanabileceği gibi orijinal yazılarımı hazırlayabilirim. Başarılı yayınlar Prof. Dr. Nazimi Açıkgöz ,

Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Flaş karar! Biyoyakıt kullanımı zorunlu oluyor

Flaş karar! Biyoyakıt kullanımı zorunlu oluyor

Akaryakıtta yüzde 5 oranında biyodizel kullanımının zorunlu hale getirilmesi kararı bitkisel yağ üretimini doğrudan etkileyecek.

tarlasera Haziran sayısı çıktı!

tarlasera Haziran sayısı çıktı!

Haziran sayısı ile okurlarının karşısına çıkan tarlasera’nın bu ayki içeriği yine dopdolu.

Yağışlar tarıma ne getirdi, ne götürdü?

Yağışlar tarıma ne getirdi, ne götürdü?

Sağanak ve dolu fındık ve meyveciliği olumsuz etkilerken tarla bitkilerinde rekolte artışı bekleniyor.

Türkiye tarımının serüveni bu okulun tarihinde gizli

Türkiye tarımının serüveni bu okulun tarihinde gizli

Mezunları arasında Mehmet Akif Ersoy’un da bulunduğu Halkalı Ziraat Yüksek Okulu, Türkiye’de tarım eğitiminin en önemli sembollerinden biri.

Tarlaların arabaları

Tarlaların arabaları

Tarımsal üreticilere yönelik üretilen arazi motorları, tarla koşullarında ulaşım için traktör kullanma sorununu da giderecek cinsten.