tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

22.2.2018

Pamukta zararlı mücadelesi nasıl olmalı?

Pamukta zararlı mücadelesi nasıl olmalı?

Pamukta üretim yükselişe geçerken bir yandan zararlılar da tetikte bekliyor. İşte pamukta “mahşerin dört atlısı” beyazsinek, yaprak biti, tahtakurusu, yaprak piresi ve diğer zararlılara karşı etkili mücadelenin püf noktaları.

Pamuk tarımında son birkaç yıldır adeta ikinci bahar yaşanıyor. Tüm ibreler üretimin artışını haber verirken, verimde de yeni teknolojilerin yardımıyla eskiye oranla daha iyi sonuçlar alınıyor. Ancak pamuk tarımının istenmeyen misafirleri olan zararlılar ve yarattıkları riskler hala geçerli.

Kayıplar yüzde 40’ı bulabiliyor

Pamukta yüzde 40’lara kadar varan kayıplara yol açabilen zararlılar arasında ilk sıralarda beyazsinek, yaprakbiti, tütün tripsi, kırmızıörümcekler ve yaprakpireleri bulunuyor. Çoğunlukla bitki özsuyunu emerek yaprakların kurumasına, renginin solmasına, büyüme ve gelişmenin zayıflamasına, tarakların dökülmesine, koza tutma ve büyüme kapasitesi ile lif kalitesinin düşmesine sebep oluyor.

pamukta-zararli-mucadelesi-nasil-olmali3.jpg

Bu majör zararlılara ek olarak, yine bölgelere göre değişmekle birlikte pamuk yaprakkurdu, yeşilkurt, pembekurt, bozkurtlar, dikenlikurt, çizgili pamuk yaprakkurdu, çiçek tripsleri ve tahtakruları da, pamuk tarlalarında en çok rastlanan ve benzer zararlar meydana getiren böcek türlerinden.

Zararlıların yoğunluğu da bölgelere göre değişim gösteriyor. Örneğin; Akdeniz bölgesinde yaprakbiti, yeşilkurt ve beyazsinek, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kırmızıörümcekler ve tütün tripsi ana zararlı konumunda bulunuyor.

Pamukta etkili mücadelenin haritası

Pamukta zararlılara karşı öncelikle üretimin en başından itibaren gerekli kültürel tedbirleri almak gerek. Ancak bu etkin ve kalıcı bir mücadele için yeterli değil. Dayanıklı erkenci pamuk çeşitlerini tercih etmek, zararlıların üreme gücünü arttıran azotu dozunda kullanmak, vejetatif gelişimi arttıran, böylece bitki üzerinde zararlı yayılımı için geniş bir yüzey alanı oluşturan aşırı sulamalardan kaçınmak, bitki sıklığını standartlara uygun olarak oluşturmak, zararlılara kışı geçirmek için konukçu ortam teşkil eden hasat artıklarını ve yabancı otları tarladan uzaklaştırmak zorunlu.

Üretici her zararlı için ayrı bir mesai harcıyor

Benzer formül ve etki mekanizmasına sahip bitki koruma ilaçlarının uzun yıllardır yoğun şekilde kullanılıyor olması, zararlı türlerinin bu ilaçlara bağışıklık kazanmasına yol açıyor. Dolayısıyla, her ilaçtan başarılı sonuç elde etmek mümkün değil.

pamukta-zararli-mucadelesi-nasil-olmali2.jpg

Nitekim Türkiye’deki pamuk üreticilerinin büyük bir çoğunluğu, her zararlı için ayrı ayrı tarlaya girmek zorunda kaldıklarını, bunun sayısının bazen 10-15’i bulduğunu; zararlı mücadelesine ciddi bir iş gücü, zaman ve maliyet harcadıkları halde sorunu tam anlamıyla çözemediklerini dile getiriyor.

Pestisit kullanırken nelere dikkat etmeli?

İşte bu yüzden zararlı bünyesinde alışılagelmişin dışında farklı bir bağlanma noktası ile etkileşime geçen, böylece bağışıklık tanımaksızın zararlıları kesin ve kalıcı şekilde yok eden kimyasal formülasyonlar kullanmak gerekli. Ayrıca düşük kullanım dozları ile etkili sonuç üretebilen, etki süresi uzun, birden fazla zararlıyı aynı anda kontrol altına alarak iş gücü, zaman ve maliyette tasarruf sağlayan, faydalı böcek ve arılara zarar vermeyen, toprakta parçalanma süresi hızlı ve insan sağlığı için toksik etkiye dönüşmeyen ilaçların tercih edilmesi büyük önem taşıyor.


Yorumlar
  • Mehmet Baskin

    Çok güzel Anlamlı bir Açıklama fakat ben bir güneydoğu lu ciftci olarak söylediklerinizin %80 ini uygulamıyoruz ve ciddi kayıp veriyoruz çiftçiye bu bilgileri sunduğunuz için teşekkür ederiz

Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Bitki bilimi insanlığı yakın geleceğe hazırlamak için daha sürdürülebilir gıdalar geliştirmenin peşinde. Araştırmacıların bu açıdan rol model olarak önerdikleri bitki ise hem tanıdık hem yepyeni bir isim!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Sel sularına direnen domatesler geliyor

Sel sularına direnen domatesler geliyor

İklim değişikliğine paralel olarak sıklaşan sel afetlerinin etkilerine karşı dirençli domates çeşitleri geliştirmek için Mersin'de çalışma başlatıldı.

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Doğaya karşı kazanmak kaybetmek demek!

Üst üste yaşanan afetlerin Türkiye tarımındaki etkisini inceleyen tarlasera'ya bu ay Dijital Tarım ekinin yeni sayısı da eşlik ediyor.