tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

1.4.2013 11:31:11

Arılara kıymayın efendiler!

Tarım alanlarında arı ölümlerinin önüne geçmek amacıyla alınan önlemler konusunda tarla ve bahçe sahipleri ile arıcılar uyarıldı. Uzmanlar, zirai mücadelede doğru zamanlamanın önemine dikkat çekiyor. Adana İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan zararlı etkileri kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, ilacın dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değiştiği belirtiliyor. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozlarının çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olduğu belirtilen açıklamada tarla ve bahçe sahiplerinin dikkat etmesi gereken noktalar şöyle ifade ediliyor: "İlaçlamalar bitkilerin çiçeklenme döneminde yapılmamalı. Çiçeklenme döneminde ilaç kullanma zorunluluğu varsa bu durumda, arılara az zararlı ilaçlar seçilmeli. Mümkünse ilaçlamalar akşamüstü yapılmalı. İlaç atık ve ambalajları uygun şekilde imha edilmeli. Üretici, ne zaman ilaçlama yapacağını ve hangi ilaçları kullanacağını 7 gün önceden Arıcılar Birliği ile İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne bildirmek zorunda. Üretici ilaçlama yaparken arıların faydalandığı su kaynaklarım kirletmemeli." Açıklamada arıcıların dikkat etmeleri gerekenler de şöyle sıralanıyor: "Arılıkların ilaçlama yapılan alanlardan uzak yerlerde bulunmasına özen gösterecek. Arıcılar; İl ve İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinden bulundukları yöredeki mücadele programları hakkında bilgi alarak gerekli tedbirleri uygulayacak. Konaklama yeri, rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalı. Konaklama yeri olarak; tepelerin güney-doğu yamaçları, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmeli. Gezginci arıcılık yapılacak bölge bulaşıcı ve yayılıcı arı hastalık ve zararlılarından ari olmalı. Arılıklar arasındaki mesafe doğal florada 1 kilometreden, narenciyenin olduğu yerlerde ise 300 metreden az olmamalı."

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Özelleşen şeker fabrikalarında yeni sezon manzaraları

Özelleşen şeker fabrikalarında yeni sezon manzaraları

Özelleştirilen 7 şeker fabrikasının 3'ünde üretim hedefleri geçtiğimiz yılın altında kalırken 6 fabrikada ise belirsizlik sürüyor.

Üzüm bağları çatıya taşındı

Üzüm bağları çatıya taşındı

Burası New York-Brooklyn’de yüksek bir binanın çatı katı. Bin 400 metrekarelik bu çatıyı özel kılan şey ise dünyada ticari şaraplık üzüm üretimi yapılan ilk çatı arazisi olması.

Türkiye’nin kadim kestane ağaçları

Türkiye’nin kadim kestane ağaçları

Kestane yeryüzünün en uzun ömürlü bitkilerinden. Türkiye’de yüzyılları devirip de hala meyve vermeye devam ederek adeta zamanın yıkıcılığına direnen pek çok kestane ağacı bulunuyor.

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

İspanya’da araştırmacılar çeri domates üretiminde kullanılan suyu yarı yarıya azaltılarak besin değerlerinin arttırılabileceğini kanıtladı.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.