tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

31.1.2018

Kenevirde yasalar değişiyor, peki ya üretim?

kenevirde-yasalar-degisiyor-peki-ya-uretim2.jpg

Esrarın ana maddesi olarak bilinen kenevir son yıllarda tıbbi ve endüstriyel özellikleriyle ön plana çıkarken ABD ve Avrupa’da belli yasal statülere kavuştu. Türkiye’de de 19 ilde bölgelerde kontrollü üretimine izin verilen bitkinin teşvik edilmesi gündemde.

2010’lu yılların dünya genelinde en çok tartışılan bitkilerin başında kenevir geliyor. Uzun yıllardır esrarın hammaddesi olması nedeniyle kötü üne sahip bitkinin sağlık temelli faydaları ve endüstriyel potansiyeli son dönemde çok daha göz önüne çıkmaya başladı. Kenevir üzerine araştırmalar yoğunlaştıkça kimi ülkeler bitkinin yasal konumunu da revize etmeye yöneldi.

Medikal kenevir dönemi

ABD’nin 26 eyaletinde kenevir ürünlerinin doktor tavsiyesi üzerine tıbbi amaçlarla kullanılmasına 2016 itibariyle izin verilirken 7 eyalette ise bitkinin kullanımı ve ticareti tamamen serbest hale getirildi. İspanya, Hollanda gibi ülkelerde de kenevir kullanımı serbest bırakılırken Kanada, Almanya, İtalya, Çekya, Kanada ve Yunanistan’da da “medikal kenevir” yasal statüye kavuştu.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Tıp alanında kenevirin popülaritesini arttıran özelliklerin başında bitkinin ağrı kesici, bulantı giderici ve iştah arttırıcı özelliklerinin yanı sıra kanser hastalarının tedavisinde sağladığı faydalar geliyor. Lif, tohum ve sapları elyaf yapımında kullanılan kenevirin endüstriyel amaçlı yetiştirilen çok sayıda çeşidi bulunuyor. Kenevir ayrıca kağıt ve yapı malzemelerinin yanı sıra biyoyakıt hammaddesi olarak da ciddi bir potansiyele sahip.

Kenevirde yasalar değişiyor, peki ya üretim?

Türkiye’de de dönüşüm başladı

Tropikal ve ılıman iklim kuşağındaki çoğu bölgede kolaylıkla yetiştirilebilen kenevir Anadolu coğrafyası için de hiç de yabancı bir ürün değil. Ancak tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uzun yıllardır yasaklı olan bitkinin buna karşın yasa dışı olarak uyuşturucu amaçlı üretildiği bilinen bir gerçek.

Öte yandan kenevirde yurtdışında değişmeye başlayan bakış açısı Türkiye’de de karşılık bulmaya başladı. 2016 yılında Kenevir Yetiştiriciliği· ve Kontrolü Hakkında Yönetmeliği ile 19 ilde sanayiye yönelik kenevirin kontrollü üretiminin serbest bırakılması bunun ilk sinyali olmuştu. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Aydın Üniversitesi’nde (İAÜ) düzenlenen “Yeşil Hazine: Sanayi Keneviri Forumu” ile konu bir kez daha gündeme taşındı.

Kontrollü üretim nasıl yapılıyor?

Türkiye’de izin verilen kenevir üretimi Amasya, Antalya, Bartın, Burdur, Çorum, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak illeriyle sınırlı. Kenevir yetiştirecek üreticilerin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan izin alması ve yalnızca izin verilen bölgelerde ekilip Bakanlık personelince ayda bir denetlenmesi gerekiyor.

Yalnızca 70 dekarda yetiştirildi

Ancak mevcut izinlere karşın geçtiğimiz yıl Türkiye’de 2017 yılında yalnızca 70 dekar alanda kenevir üretimi yapıldı. Bitkinin ilaç, hayvan yemi, kağıt, plastik, tekstil ve inşaat alanlarındaki kullanımına dikkat çeken İAÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şükrü Karataş, kenevirin Türkiye’de çeşitli alanlarda kullanıma teşvik edilmesi ve üretimi için tarımsal girişimlerin yapılması gerektiğini dile getiriyor.

kenevirde-yasalar-degisiyor-peki-ya-uretim3.jpg

Türkiye kendi tescilli çeşidini geliştirmeli

Bu esnada kenevirin psikoaktif özelliklerinin, dolayısıyla kötüye kullanımının azaltılması için de farklı ülkelerde bilimsel çalışmalar sürüyor. Geçtiğimiz yıl TÜBİTAK desteğiyle Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Selim Aytaç’ın esrar potansiyeli düşük kenevir çeşidi geliştirmek için başlattığı çalışma bunun Türkiye’deki ilk örneği.

“Kenevir bu topraklarda 400-500 yıllık çok eski bir tarım kültürü olmasına rağmen halen Türkiye’nin tescilli bir kenevir çeşidi yok” diyen Aytaç, Kenevir Popülasyonunda THC Oranı Düşük Genotiplerin Geliştirilmesi Projesi ile birlikte Türkiye’nin kendi çeşidini üretebileceğini ve üretim miktarında artış sağlanabileceğini söylüyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Bu ziraat fakülteleri üniversitelerinden ayrılacak

Bu ziraat fakülteleri üniversitelerinden ayrılacak

Türkiye’nin 13 üniversitesinin bölünmesini öngören kararın hangi ziraat fakültelerini etkileyeceğini tarlasera.com araştırdı.

Seçim meydanları tarımı hatırladı

Seçim meydanları tarımı hatırladı

24 Haziran öncesi hem kamuoyunda hem de seçim meydanlarında tarımın adı geçtiğimiz dönemlere oranla daha sık geçiyor. tarlasera.com seçime katılacak partilerin tarım programlarını inceliyor.

Monsanto marka ismi tarihe karışıyor

Monsanto marka ismi tarihe karışıyor

Bayer şirketi tarafından satın alınan tohum devi Monsanto artık Bayer adı altında faaliyet gösterecek.

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

İspanya’da araştırmacılar çeri domates üretiminde kullanılan suyu yarı yarıya azaltılarak besin değerlerinin arttırılabileceğini kanıtladı.

tarlasera Haziran sayısı çıktı!

tarlasera Haziran sayısı çıktı!

Dikey tarım teknolojilerini kapağına taşıyan tarlasera’nın okurlarına bu ayki hediyesi ise Mısırda Yabancı Ot Mücadelesi posteri.