tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

5.12.2017

Önce bitkiyi yakından tanımak gerek

once-bitkiyi-yakindan-tanimak-gerek.jpg

Stoller Türkiye Pazarlama Direktörü Canan Yılmaz, gübrelemede genel uygulamaların yerini daha kesin çözümlere bırakmaya başladığını söylüyor.

Önce gübrede KDV’nin etkileri, ardından da yasaklanan bazı gübre çeşitleri 2017 yılında bitki beslemede gündemin sürekli değişmesine neden oldu. Öte yandan teknoloji hiç durmadı ve üreticilerin ihtiyaçlarına yönelik yeni ve teknolojik gübre çeşitleri ürün yelpazesine eklenmeye devam etti. Aylık Tarım ve Kültür Dergisi tarlasera’nın Türkiye’de ve dünyada bitki besleme sektörüne dair  sorularını yanıtlayan Stoller Türkiye Pazarlama Direktörü Canan Yılmaz, gelecekte adını daha sık duyacağımız gübre çeşitleri hakkında ipuçları verdi.

 

Türkiye tarım arazileri en çok hangi besin elementinin eksikliğini çekiyor?

Topraklarımızda organik madde miktarının az olması, kireçli toprak yapısı ve pH’ın yüksek olması gibi sebeplerle özellikle demir, çinko ve mangan noksanlıkları görülüyor. Türkiye çapında üreticilerimizin çoğu özellikle demir noksanlığının farkında ve gelişim dönemlerinde demir içerikli gübreler ile bu ihtiyacı karşılamaya çalışıyor. Demir noksanlığının ileri düzeyde olması durumunda özellikle narenciye, şeftali gibi demire hassas olan bitkilerde verim kayıpları görülebiliyor.

Buna karşılık üreticilerin en çok kullandığı gübre türü hangisi? Bu ikisini karşılaştırdığımızda ortaya nasıl bir tablo çıkıyor?

Üreticilerimiz şelat maddesi içeren gübreleri daha fazla tercih ediyor. Bu tercih toprak yapımız için uygun olup iyi sonuçlar veriyor. Ancak demir noksanlığı ile birlikte çinko ve mangan noksanlığı da aynı anda görülebileceği için bu konuya dikkat edilmesi ve tüm iz elementlerin bitkilere yeterli miktarda sağlandığından emin olmak gerek.

Üreticilerin doğru bitki besleme ürününü seçerken hangi yolları izlemesi, nasıl seçim yapması gerekiyor?

Önce yetiştirdikleri üründe ihtiyaç duyulan besin elementlerini doğru tespit etmeliler. Bunun için toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekiyor. Bunun ardından doğru bir ürün seçimi ile istenen besinlerin bitkiye sağlanması gerekli. Toprak uygulamaları ile özellikle NPK gibi temel besin elementlerinin sağlanması ancak sezon içinde kritik olan iz elementlerin de yaprak uygulamaları ile desteklenmesi gerek.

once-bitkiyi-yakindan-tanimak-gerek1.jpg

Gübre uygulamalarında en sık yapılan hatalar neler?

Tavsiye edilen dozların dışında uygulamalar yapılması, tekrarlı uygulamaların kaçırılması gübre performanslarını düşürebiliyor. Ayrıca doğru dönemde yapılmayan gübreleme bitki gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Az gübre uygulamak kadar aşırı gübreleme sonucunda da istenmeyen gelişim sorunları yaşanabiliyor. Üreticilerimiz uygulama yaparken işçilik maliyeti gibi sebeplerle çoklu karışımlar halinde uygulamalar yapmayı tercih ediyor. Bu karışımlarda ürün pH ve karışabilirlik durumlarına dikkat etmeleri bazı yanlışların önüne geçmelerini sağlayacak.

Bitki beslemede son trendlerden bahseder misiniz? Gelecek yıllarda hangi gübre türlerinin ismini daha sık duymaya başlayacağız?

Genel uygulamalar yerini daha net ve belirgin sebeplerle yapılan kesin uygulamalara bırakacak. İhtiyaçlar yazılımlar sayesinde daha net hesaplanırken, uygulamalar da bunu karşılayacak biçimdeki ürünlerle yapılacak. Şu anda rolleri tam bilinmeyen bazı elementler daha iyi keşfedilecek ve silisyum, kobalt gibi bazı yeni elementlerin de rolleri daha iyi anlaşılacaktır. Tüketicinin bilinçlenmesi organik ürünlere yönelimi arttırabilir. Organik preparatlar gibi mikro-organizma biçiminde biyolojik ürünlerin kullanımı da artacaktır.

Dünya ile kıyasladığınızda, Türkiye’de bitki besleme sektörünün 2018 yılını ve yakın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bugün tarımsal üretimi profesyonel iş olarak ele alan birçok işletme uygulamalarına farklı teknikler getiriyor ve dünya standartlarında verim ve kalite için çalışıyor. Ancak kısıtlı ihracat olanakları ve üretimden elde edilen getirinin düşmesi üreticinin girdilerinde daha tutucu davranmasına sebep oluyor. Kısıtlanan pazarda artan rekabet firmaların daha farklı ürün ve hizmet ile kendilerini ifade etmelerini gerektiriyor. 2018’de ve sonrasında bu yaklaşımı benimseyen firmalar sektörde büyümeye devam edecek.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

FAO yenilebilir kaktüs türlerinin 21. yüzyıla damga vuracağını açıkladı. Başrolde ise Türkiye’de de yetişen ve “kaynanadili” olarak bilinen dikenli incir var.

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Zararlıları bitkiye konmadan önce tespit eden sensörler ilaç kullanımını en aza indirirken yararlı böcekler de korunmuş olacak.

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Son 10 yılda 5 katına çıkan nar üretimi ihtiyacın sınırlarını çoktan aştı. Pazar bulamayan üreticilerin beklentisi daha fazla tüketim ve ihracat.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.