tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

2.12.2017

Türkiye'nin mısır haritası değişiyor

turkiye-nin-misir-haritasi-degisiyor1.jpg

2000'li yıllarda hızla bir artış gösteren mısır üretiminin Türkiye’deki coğrafi dağılımı da biçim değiştiriyor. Değişimin temelinde ise gıda ve yem sanayisinin ihtiyaçları yatıyor.

Gıda, yem, nişasta bazlı şeker (NBŞ) ve alternatif olarak biyoyakıt üretiminde kullanılan mısır son yıllardaki üretim artışının yanı sıra ekim alanlarındaki değişimiyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Ekim alanlarının 2014 yılında bin hektarlık düşüşüne rağmen 2016-2017 döneminde 28 bin hektarlık ciddi bir artış gösterdiği görülüyor.

Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü (TEPGE) 2016-2017 Mısır Durum Tahmin Raporu’na göre; bu genişlemede GAP ve İç Anadolu bölgeleri öne çıkıyor. Özellikle ana ürün mısır tarımında Orta Anadolu bölgesinde yüzde 81, Güneydoğu Anadolu’da ise yüzde 31 artış görülüyor.

Mısırın yükselişi devam ediyor

Mısır ekim alanlarının coğrafi değişiminin 2000’li yılların ikinci yarısından sonra başlayan artış süreci devam ediyor. Bu bağlamda geleneksel mısır üretim alanlarından Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgeleri 200 bin hektarlık üretim alanlarını ile liderliğini sürdürüyor.

Orta ve Batı Anadolu’da ise mısır tarımının hızla yaygınlaştığı görülüyor. Ege bölgesinde üreticilerin pamuk tarımına geri dönüşü ile ekim alanlarında bir miktar azalma gözlemlenirken, Çukurova bölgesinde başta Adana olmak üzere ciddi bir artış görülüyor. 

turkiye-nin-misir-haritasi-degisiyor2.jpg

Tedarik merkezleri Adana’da yoğunlaşıyor

İç Anadolu bölgesinde ekim alanlarının artışındaki en önemli etken sulanan imkânlarının genişlemesi. Bir diğer etken ise bölgede hayvansal üretim artışına paralel olarak yem sanayinin gelişmesi olarak gösteriliyor.

1 milyon tonluk üretim rakamıyla en büyük üretici olan Adana’da ise büyümenin altında yatan birçok neden bulunuyor. Türkiye’nin nişasta ve NBŞ fabrikalarının önemli bir kısmının ve mısır özü yağı tesislerinin bölgede bulunması ile diğer bölgelerdeki yem ve işleme tesisleri için tedarik merkezi olması bu nedenlerin başında geliyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

Hassas tarımı kapağına taşıyan tarlasera bu ay okurlarına geçtiğimiz yılın panoramasını sunan Almanak 2017’yi armağan ediyor.

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

İzmir’e özgü bitki keşfedilirken yok mu oldu?

İzmir’e özgü bitki keşfedilirken yok mu oldu?

Yeni keşfedilen ve dünyada sadece İzmir’de yetiştiği saptanan “Eferezenesi” bitkisinin sınırlı sayıdaki örneği, Temmuz ayında çıkan yangında yitirilmiş olabilir.

Bu harita domatesin sırrını ortaya dökecek

Bu harita domatesin sırrını ortaya dökecek

Meyvelerin olgunlaşma sürecinde gen haritasındaki değişimleri görüntüleyen Domates İfade Atlası, bitki ıslahçıları için pek çok sorunun yanıtını içinde taşıyor.

Kuraklık alarmı tarlalardan duyuluyor

Kuraklık alarmı tarlalardan duyuluyor

Kış mevsimi neredeyse yarılandı, ancak pek çok bölge adeta hala sonbaharı yaşıyor! Son yılların en kurak kışı tarımı nasıl etkileyecek?