tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

25.5.2017

Bitkiyi hem besliyor hem koruyor

Bitkiyi hem besliyor hem koruyor

Meyvecilik ve yeşil sebze üretiminde alternatif bir bitki besleme yöntemi olarak solucan gübresi hastalıkla mücadele ve hasat süresini kısaltmada da etkili.

Solucan gübresi YAZI DİZİSİ - 2
1. BÖLÜM

Ankara’nın Çubuk ilçesinde işsiz bir genç, hıyar üretimi yapan dedesine destek olmak için solucan gübresi üretti. Yetiştirdiği gübrenin olumlu etkilerini ürün üzerinde gördükten sonra ise bir arkadaşı ile birlikte solucan gübresi üretim tesisi kurmaya karar verdi. 100 bin solucan ile kurulan tesis kısa sürede büyüyerek kapasitesini 10 katına çıkardı.

Bu ilgi çekici girişimcilik öyküsü aslında şu günlerde pek revaçta olan bir yatırım alanına dair yalnızca bir örnek. Solucan gübresi üretimi yalnızca gübre ya da bitkisel üretim alanında faaliyet gösterenleri değil, girişimci ruha sahip pek çok insanı da tarımla tanıştırmaya başladı.

Üretim özel ortamlarda yapılıyor

Solucan gübresi,  bazı solucan türlerinin beslenmesi ile oluşan atıklardan elde ediliyor. Solucanlar beslenirken bir yandan da sölom sıvısı denilen bir sıvı salgılıyor. Bu sıvı solucanların çıkardığı dışkıya işleyerek solucan gübresini meydana getiriyor. Solucan gübresi üretimi tesis kapasitesine uygun tank, kasa veya özel olarak üretilmiş havuzlarda yapılıyor.

bitkiyi-hem-besliyor-hem-koruyor2.jpg

İlk aşama mama hazırlama

Üretime başlamadan önce tür seçimine karar veriliyor. Çoğunlukla Kaliforniya kırmızı solucanı diye bilinen Eisenia Foetida ve Eisenia Andrei cinsleri kullanılıyor. Türe karar verildikten sonra solucan maması hazırlanması aşamasına geçiliyor. Bu aşama üretimin en fazla iş yüküne sahip bölümü. Mama, kompost veya uygun şekilde fermente edilmiş ahır gübresinden oluşuyor.

6 ay içinde hasat ediliyor

Solucan maması, uygun büyüklükteki tank veya kasalarda hazırlanmış yataklar üzerine bırakılmış solucanlara düzenli aralıklarda veriliyor. Solucanlar verilen mamayı yemek için tankın üst kısmına çıkıp, dışkı bırakmak için tankın alt bölümüne iniyor. Bu şekilde beslenen solucanlar 3 ayda başlangıç sayılarını ikiye katlıyorlar. Solucan gübresi genellikle 6 ay sonunda hasat olgunluğuna geliyor.

Olgunlaşan ürünü hasat etmek için solucanlara son bir kez mama verilip tankın üst bölümüne çıkmaları sağlanıyor ve alt bölümde biriken solucan gübresi humusu makineler yardımıyla kesiliyor. Kesilen solucan gübresi humusu, kapalı bir alana serilerek yaklaşık olarak 2 ay olgunlaşması bekleniyor.

Katı ya da sıvı halde uygulanıyor

Elde edilen humus bu süreçte nem oranı azalıp ağırlığının üçte ikisini kaybediyor.  Bir kısım solucan gübresi öğütme ve eleme aşamalarından geçip katı (granül) halde pazara sunulurken, bir kısmı ise uygun donanım yardımı ile sıvı hale getirilerek solucan çayı biçiminde üreticilere sunuluyor.

bitkiyi-hem-besliyor-hem-koruyor1.jpg

Solucan çayı yeterli miktarda su ile seyreltilerek yaprak gübresi olarak bitkiye veriliyor. Gübreyi damla sulama suyuna katarak uygulamak da mümkün. Katı solucan gübresinin ise toprağın en az 2 cm altına karıştırılması gerekli. Meyve ağaçlarında ise uygulama yaprak iz düşümüne yapılıyor.

Kök hastalıklarını önlemek için

Bitki kök bölgesindeki mikrobiyolojik faaliyeti ve toprağın su tutma kapasitesini arttıran solucan gübresi, böylece kök hastalıklarının oluşmasını engelliyor, zararlı mantar ve bakterileri baskılayarak da hastalık mücadelesine destek oluyor. Bu yöntemle toprağın organik madde içeriğini attırmak ve pH'ı dengelemek de mümkün. Gübrenin yavaş salınım göstermesi bitkinin uzun süre beslenebilmesi için de bir avantaj.

Sebze-meyvede hasat süresini kısaltıyor

Solucan gübresi ile gübrelenen yeşil sebzelerde yüzde 30 ila 50, patateste yüzde 40 ila 70’e varan verim artışları görülüyor.  Meyvecilikte yüzde 100 başarılı şaşırtma sağlıyor. Solucan gübrelerinin aynı zamanda meyve ve sebzelerde hasat süresini de kısalttıkları biliniyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

FAO yenilebilir kaktüs türlerinin 21. yüzyıla damga vuracağını açıkladı. Başrolde ise Türkiye’de de yetişen ve “kaynanadili” olarak bilinen dikenli incir var.

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Zararlıları bitkiye konmadan önce tespit eden sensörler ilaç kullanımını en aza indirirken yararlı böcekler de korunmuş olacak.

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Son 10 yılda 5 katına çıkan nar üretimi ihtiyacın sınırlarını çoktan aştı. Pazar bulamayan üreticilerin beklentisi daha fazla tüketim ve ihracat.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.