tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

2.5.2017

Türkiye tarımı büyüme fırsatını değerlendirmeli

turkiye-tarimi-buyume-firsatini-degerlendirmeli2.jpg

Syngenta Türkiye Genel Müdürü Andreea Popa, “Türkiye tarımda teknolojiye uyum ve güçlenme açısından potansiyelini kullanmalı” diyor.

Tarım dünyası son yıllarda daha önce eşi benzeri görülmemiş bir dizi önemli gelişmeye tanıklık ediyor. Şirket evlilikleri ile tarımın zirvesinde dengeler değişirken, yeni düzlemde firmaları ve sektörü nasıl bir geleceğin beklediği merak konusu. Gelişmelerin odağında yer alan küresel markalardan biri de Syngenta. Syngenta Türkiye Genel Müdürlüğü görevini devralan Andreea Popa, tarımda Türkiye’nin ve küresel pazarların bugününü ve geleceğini tarlasera’ya yorumladı.

Tarım sektöründeki firmaların gerçekleştirdiği birleşme ya da satın alma faaliyetlerinin amacı nedir?

Tarımda iklim koşulları ve ürün fiyatları kısa süreli dalgalanmalara neden olabiliyor. Bu süreçlerde tarımsal işletmelerin kâr havuzları daralıyor. Bu nedenle de kâr kayıplarını engellemek üzere çeşitli stratejilerin uygulanması şart. Aslında 2000’li yılların başında bugünkü koşullara benzer olan Tarım ekonomisi nedeni ile birleşme ve satın alma dalgasını da hatırlayabiliriz. Bu noktada ChemChina’nın Syngenta’yı satın alması sonrasında beklentilerimiz; herhangi bir aksama olmaksızın Ar-Ge ve yeni teknolojilere yapılacak yatırımların devam etmesi ile birlikte üreticilere yeni çözümlerin ve teknolojilerin ulaşmasını sağlamak.

Küresel bitki koruma sektöründe yeni trendler neler? Bitki koruma sektörünün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sürdürülebilir tarımsal üretimin güvence altına alınmasında bitki koruma faaliyetleri anahtar işlevi görüyor. Önümüzdeki dönemlerde daha çevre dostu ve teknolojik bitki koruma ürünü kullanımının büyümeye devam edeceğini söyleyebilirim. Özellikle biyo-pestisitler, ekolojik çeşitliliğin desteklenmesi ve sağlıklı üretimin korunması için tüm ürünlerde genel bitki koruma ilaçlama programının artarak bir parçası olmaya devam edecek. Ve daha önemlisi yeni trendde hasat kayıplarını azaltmak ve sürdürülebilir kalitenin ve raf ömürlerinin uzatılarak, verimin her aşamada korunması en önemli hedef olacak.

turkiye-tarimi-buyume-firsatini-degerlendirmeli.jpg

Türkiye’deki bitki koruma ürünlerine yönelik mevzuatı nasıl buluyorsunuz? Sektör temsilcisi olarak kamudan beklentileriniz neler olacak?

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Syngenta’nın ortak bir amacı var: İnsanların ve çevrenin güvenliğini sağlamak. Bizler de ürünlerimiz ticarileşmeden önce sıkı, kapsamlı ve ayrıntılı süreçleri takip ediyoruz. Görevimiz, tarımsal verimliliği arttırmak için ürünlerimizin yüksek performans, kalite ve güvenlik kriterlerini karşılamasını sağlamak.

Sizce Türkiye’nin tohumculuk alanındaki potansiyeli yeteri kadar anlaşılabiliyor mu?

Tohumculuk sektörü Türkiye’de hızlı gelişim gösteriyor. Syngenta olarak ülkemizde sözleşmeli tohum üretimi yapıp hem ülke ihtiyacını karşılarken hem de önemli miktarlarda ihracat yapıyoruz. Yine özellikle sebzede yoğun olarak devam eden birçok ürünü kapsayan ıslah programımız var. Türkiye’de tarımın gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) katkısı Avrupa Birliği ülkelerinin iki katı. Bu da tarımın Türkiye ekonomisi için önemini açık bir şekilde ortaya koyuyor. 2014 yılında yayınlanan ve Avrupa ülkelerinin dahil edilmediği dünya tarımsal üretim listesinde ise Türkiye 8’inci, ABD 3’üncü sırada yer alıyor. Bununla birlikte Türkiye’nin ABD ve Avrupa’ya kıyasla teknolojiye uyum ve güçlenme açısından da büyüme fırsatı hala mevcut. Geniş arazi varlığı, ürün çeşitliliği ve teknolojik potansiyeli göz önünde alındığında Türkiye tarımında büyük bir potansiyelin var olduğunu düşünüyorum.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Serin iklim tahıllarına başarılı bir sezon için yapılacak uygulamalar henüz tohum yatağına düşmeden toprak işleme ile başlıyor.