tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

23.4.2017

Her serada farklı bir coğrafya mümkün

her-serada-farkli-bir-cografya-mumkun.jpg

1. BÖLÜM: Serada iklim koşulları baştan yazılıyor

Türkiye’de iklimlendirme sistemleri yalnızca sınırlı sayıda büyük üretici tarafından kullanılıyor. Bu sistemleri tam randımanlı kullanmak için ise bazı alışkanlıkları değiştirmek gerekli.

Tarım sektörünün alt kolları aslında bitkisel üretimin her bir handikabının giderilmesi çabasını yansıtıyor. Pestisit endüstrisi hastalık, zararlı ve yabani ot baskısını en aza indirmek için sürekli yeni çözümler sunuyor. Her gün gelişen sulama sistemleri su kıtlığına karşı sürekli mücadele içinde. Zorlu toprak koşularında üretim yapılabilmesini sağlamak ise gübre üreticilerinin sorumluluğunda.

Tarımın en temel handikabı ise elbette ki iklim koşulları. Isı ve nem değerlerinin her zaman bitki için ideal seviyelerde kalması mümkün değil. Beklenmedik doğal afetler ise ürün kayıplarını arttırıyor. Sera içi otomasyon sistemleri işte bu zorluklardan etkilenmeyen bir üretimi olanaklı kılıyor.

İklim koşullarından muaf bir tarım mümkün

Bu sistemler fiziksel koşulların her biri için farklı birer çözüm sunuyor. Havalandırma sistemleri ve sirkülasyon fanları hava değerlerini bitkinin ihtiyacına göre düzenliyor. Sera içindeki nem dengesi fog sistemleriyle sağlanıyor. Isıtma ve perde sistemleri ise ısının kontrol edilmesinde kullanılıyor. İçerideki karbondioksit oranı ve ışık miktarını da iklim kontrol sistemleriyle yönetmek mümkün.

Her serada farklı bir coğrafya mümkün!

Bilgisayar yardımıyla sıcaklık kontrolü

Dağdelen Tarım Otomasyon Sistemleri’nden Serhan Geldi, örtü altında düşük sıcaklıkların verimin düşmesine, yüksek sıcaklıkların ise ürün kaybına yol açtığına dikkat çekiyor: “Bu koşulları insan kontrolüyle sağlayabilmek oldukça zor. Bu yüzden bilgisayarlar yardımıyla sera dışından ve içinden alınan parametreleri birbiriyle kıyaslayarak içerideki değerlerin kontrolü sağlanmalı.”

Topraksız tarımda yaygın

Türkiye’de iklimlendirme sistemleri çoğunlukla topraksız tarımda ve yeni yapılan modern seralarda mevcut. En çok fog ve ısıtma sistemlerinin kullanıldığını söyleyen Geldi’ye üreticilerin henüz yatırıma sıcak bakmamasının nedeni kurulum maliyetlerinin yüksekliği.

Tam randımanlı kullanılmıyor

“Türkiye’de iklimlendirme sistemleri çok özellikli kullanılmıyor” görüşünü paylaşan Geldi, “Otomasyon sistemi olduğu için üretici rüzgar çıktığında kapıyı kapatıyor, fanları çalıştırıyor. Bu da elektrik tüketimini arttırıyor ve maliyete yansıyor. Bu nedenle üretici tam randımanlı kullanmıyor, hatta bazıları sistemi yazın tamamen kapatıyor” diyor.

her-serada-farkli-bir-cografya-mumkun2.JPG

Elektrik sistemi otomasyona uygun olmalı

Geldi’ye göre bunun çözümü elektrik sisteminin otomasyona uygun olması: “Hem manuel hem de iklim kontrol cihazından gelen sinyallere uygun olmalı. Eğer elektrik panosu buna uygunsa sistemin kurulması kolay. Eski seraların ise buna adapte edilmesi gerekiyor.”

Hollanda ve İspanya örneği

İklimlendirme sistemlerinin tam randımanlı kullanıldığı örnek ülkeler ise Hollanda ve İspanya. Burada tamamen kapalı iklim ortamı yaratılan seralar dış koşullardan bütünüyle izole ediliyor. “Bu seralarda kontrol tamamen otomasyona bağlı. Seranın çatısı dahi bulunmuyor” diyen Geldi, böylesi tesislerin dış ortama hiç uygun olmayan ürünler yetiştirmek için yapılabileceğini dile getiriyor.

Üretici geliri arttığı ölçüde yeniliğe açık

Türkiye’de otomasyon sistemlerinden tam anlamıyla faydalananlar genellikle büyük üreticiler. Bu kesim içinde de yaygınlık oranı yüzde 5’i pek geçmiyor. Ancak kazancı ve geliri artan üreticiler bu tip yeniliklere eğilim gösteriyor. Yakın gelecekte iklimlendirilmiş birer ortama dönüşen seraların sayısının artacağa benziyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Serin iklim tahıllarına başarılı bir sezon için yapılacak uygulamalar henüz tohum yatağına düşmeden toprak işleme ile başlıyor.