tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

23.12.2016

Türkiye ve dünyada tarımsal destekler

Türkiye ve dünyada tarımsal destekler

Tarımın ekonomi için bir yük olduğu görüşü kısa süren ömrünü çoktan tamamladı. Ancak “üretime devam edebilmek için değil, üretimi geliştirmek için destek” anlayışının yerleşmesine ihtiyaç var.

Tarımda 2017 itibariyle havza bazlı destek modeline geçiliyor. Aslında Türkiye için bu sistem yeni bir konsept değil. 2009 yılında kabul edilen “Tarım Havzalarının Belirlenmesine İlişkin Karar” ile Türkiye coğrafyası 30 farklı üretim bölgesine ayrılmış ve bugünküne benzer bir ürün listesi hazırlanmıştı. Yeni model ise destekleri 941 ilçe ile çok daha yerel düzeyde ele almayı amaçlıyor. Bu çabalar, geçen 7 yıl içinde eski sistemin işlerlik anlamında yaşadığı sıkıntıyı kanıtlar nitelikte.

Ürün deseni herkesi memnun etmedi

İlçe düzeyinde örgütlenen bir ürün planlamasının dezavantajları da yok değil. Nitekim listenin revize edilmesi yönünde talepler şimdiden yükselmeye başladı. Konya’nın bazı ilçelerinde danelik mısır, İzmir’de tahıl ürünleri ve Çorum’da fındığa dair yapılan açıklamalar bunlardan bazıları.

Değişim sancılı olacak

Türkiye için stratejik ve yaygın ürünlerden şekerpancarının listede yer almaması da dikkat çekici. Zeytinde yalnızca yağlık üretime destek verilmesi de Bursa-Gemlik gibi sofralık zeytinle ön plana çıkan bölgeleri mutlu etmemiş görünüyor. Tüm bunlar düşünüldüğünde; mevcut destek modelinin kökten değişiminin sancılı olacağını tahmin etmek zor değil.

turkiye-ve-dunyada-tarimsal-destekler3.jpg

Doğrudan gelir destekleri ilk sırada

Türkiye’de arazi veya ürün bazlı verilen doğrudan nakit ödemeleri ile prim fark ödemeleri toplam tarımsal desteklerin 4’te 3’ünü oluşturuyor. İyi Tarım, organik tarım ve sertifikalı tohum kullanımının yanı sıra, bu yıl bir çatı altında toplanarak dekar başına 11 TL olarak belirlenen mazot ve gübre destekleri ise ikinci ayağı oluşturuyor.

Hibe yardımları artışta

Tarımın stratejik öneminin yeniden keşfedilmesine paralel olarak hibe desteklerinin sayısı da artıyor. AB uyum süreci kapsamındaki kırsal kalkınma programı (IPARD) Türkiye’de desteklerin yüzde 9’unu sağlıyor. 2014’te İzmir GTHB İl Müdürlüğü ve KOSGEB’in kadın girişimcilere, bu yıl da Bakanlığın ülke genelinde 18-40 yaş arası girişimcilere yönelik hibe yardımı ile birlikte sulama, seracılık, depoculuk destekleri de tarıma yatırımı teşvik eden diğer uygulamalar.

Diğer ülkelerde durum ne?

OECD’ye göre tarımsal desteklerin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) içindeki payı AB’de yüzde 0,7, ABD’de ise yüzde 0,4 iken Rusya’da yüzde 1’e kadar çıkıyor. Türkiye’de ise 2006’da kabul edilen Tarım Kanunu’na göre bu oranın en az yüzde 1 olması gerekiyor. Hibe destekleri hesaba katıldığında bu oran yakalansa da, doğrudan desteklerin payı binde 6 düzeyinde kalıyor.

turkiye-ve-dunyada-tarimsal-destekler2.jpg

Türkiye 3 yıldır tersine rekor kırıyor!

Her durumda bu rakamlar Türkiye için bugüne kadarki en düşük destek düzeyini işaret ediyor. Hatta yüzde son 3 yıldır tersine rekor kırıldığı söylenebilir! Aslında son 20 yılda AB’de de tarımın bütçedeki payı yarı yarıya azalmış durumda. ABD’de de durum pek farklı değil. Ayırt edici nokta ise desteklerin niteliği.

Nakit ödemesine bağımlılık kötüye işaret

AB ve ABD’de doğrudan destekler yerini kırsal kalkınma, sürdürülebilir tarım ve yalnızca üretim aşaması değil hasat sonrasına dair yatırımlara yönelik desteklere bırakıyor. Türkiye’de nakit ödemeleri hala ezici ağırlığa sahip olması ise üreticilerin ve üretimin nakit destek ödemelerine olan bağımlılığına işaret. Aynı şekilde, profesyonel işletme ve organize üretim eksikliğinin de bir göstergesi.

Destek anlayışını güncellemek gerek

Tarımın ülke ekonomisi için “bir yük olduğu” görüşü kısa ömrünü çoktan tamamladı. Tarıma olan desteğin yeniden yükselişe geçmesi bu yüzden zorunlu. Ama tarımı desteklemenin yalnızca daha fazla ödeme yapmak anlamına geldiği düşüncesini de artık geçmişe gömmek gerekli! Yöntemi ne olursa olsun, Türkiye’ye “üretime devam edebilmek için değil, üretimi geliştirebilmek için” yapılan nitelikli bir destek sistemi gerekiyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Serin iklim tahıllarına başarılı bir sezon için yapılacak uygulamalar henüz tohum yatağına düşmeden toprak işleme ile başlıyor.