tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

11.8.2016

“Gıda Nobeli”nin sahipleri tarlasera’da!

“Gıda Nobeli”nin sahipleri tarlasera’da!

“Gıdanın Nobeli” olarak görülen Dünya Gıda Ödülü’nün bu yılki sahipleri belli oldu. Patatesin besin değerinin arttırılması üzerine yaptıkları çalışmalarla ödüle layık görülen Low ve Bouis ile tarlasera görüştü.

Dünyanın gıda sorununun çözümüne dair geleneksel yaklaşım verimliliğin arttırılması ola geldi. Ancak artık bilim insanları, ürünlerin besin değerlerinin arttırılmasının da en az verim kadar hayati olduğu görüşünde birleşiyor.

1987 yılından bu yana gıda ile ilgili en önemli uluslararası ödül olarak kabul edilen Dünya Gıda Ödülü’nü (The World Food Prize) bu yıl tatlı patatesin besin değerinin arttırılması üzerine yaptıkları çalışmalarla adından söz ettiren Jan Low ve Howarth Bouis kazandı. Aylık Tarım ve Kültür Dergisi tarlasera’nın görüştüğü Low ve Bouis, “Tarımdaki en büyük sorun, yalnızca başlıca gıda ürünlerinin veriminin arttırılmasına odaklanılması” diyor.

gidanin-nobelinin-sahipleri-tarlasera-da4.jpg

Tatlı patatesin besin değerinin yükseltilmesi fikri nasıl ortaya çıktı? Bu ürünün seçilmesinin özel bir nedeni var mı?

LOW: Tatlı patates, yüksek oranda genetik çeşitliliğe sahip. Turuncu olanlara özel ilginin sebebi ise yüksek oranda beta karoten barındırması. Sahra altı Afrika’da sıkça görülen A vitamini eksikliği; zengin A vitamini kaynağı olan ve kolayca yetiştirilebilen turuncu içli tatlı patates çalışmalarının başlangıcında anahtar oldu.

Başlangıç aşamasından bugüne kadar proje nasıl bir yol kat etti?

BOUIS: Projenin ilk aşaması ürünleri ıslah etmekti. Bu yüzden yüksek ürün veren çeşitlerle yerel çeşitleri çaprazladık. Sonucunda ise verimli ve besleyici ürünler elde ettik. Üreticiler için hala çekiciydi, çünkü yüksek ürün ve yüksek fayda sağlıyordu. Sonraki adım ise beslenme çalışmalarıydı. Bu çeşitlerle beslenen insanların A vitamini ve demir yönünden geliştiğini göstermek istedik. Sonraki süreç ise üreticilerin yeni ürünlere uyum sağlayarak, tüketimini sağlamak oldu. Şu an hedefimiz olan 8 ülkede 20 milyon insanın biyotakviye edilmiş ürünleri üretip, tükettiğini tahmin ediyoruz.

Ürünün yaygınlaşması yönünde adımlar mevcut mı?

LOW: Uluslararası Patates Merkezi (CIP), şu günlerde turuncu içli tatlı patatesin yaygınlaşmasına yönelik olarak 10 Afrika ülkesinde (Ruanda, Etiyopya, Kenya, Uganda, Tanzanya, Malavi, Zambiya, Mozambik, Burkina Faso, Gana ve Nijerya) çalışma yürütüyor ve Burundi, Madagaskar ve Güney Afrika’daki ıslahçılara destek sağlıyor. Birçok ulusal araştırma programı da Sahra altı Afrika’da diğer yaygınlaştırma faaliyetlerini sürdürüyor. CIP aynı zamanda benim yönettiğim tatlı patates üzerine büyük bir araştırma projesi olan Afrika’da Sağlık ve Güvenlik İçin Tatlı Patates Hareketi için de öncülük ediyor.

Dünya Gıda Ödülü’nü kazanmış olmanız bu proje için ne ifade ediyor?

gidanin-nobelinin-sahipleri-tarlasera-da3.jpg

BOUIS: The World Food Prize’a layık görülmek benim için bir onur. Bu ödülün en önemli özelliklerinden biri çalıştığınız alanda sizi görünür kılıyor. Ne iş yaptığınız hakkında birçok insan fikir sahibi oluyor. Yasa koyucular, beslenme gelişimi için seçeneklerinin farkına varıyor. İnsanlar yaptığınız iş konusunda daha kuşkucu oluyor ve bunun için de birçok argüman sunuyor. Sizin buna karşı sunduğunuz çeşitli bulgu sonuçları, veriler ve kanıtlarla birlikte de yapılan işlere ve aktivitelere karşı daha çok ilgi duymaları sağlanabiliyor.

LOW: The World Food Prize, biyotakviye kavramının önemini tanımlıyor. Yoksul insanların büyük kısmı, kalorilerinin büyük kısmını temel gıda maddelerinden karşılıyor. Bu faaliyetlerin insan beslenmesi için bir seçenek değil bir zorunluluk olduğunun ayırdına varmak, tarıma katkının önemini üst seviyelere taşıyacak.

Küresel tarımın sorunlarını gidermek için atılması gereken en kritik adımlar sizce nelerdir?

BOUIS: Başlıca tarım ürünleri ile biyotakviye edilmiş ürünlerin yer değiştirmesi gerekiyor. Bu sayede aynı üretim oranıyla besleyici yönden daha zengin olan ürünleri elde etmek mümkün hale gelebilir. Bir diğer yapılması gereken ise meyve ve sebzelerin verimliliğini arttırıcı çalışmalar yapmak. Tüm meyve ve sebzeler yüksek oranda vitamin ve minerale sahip. Bu çalışmalarla birlikte gıda fiyatlarının giderek artmasının da önüne geçilebilir.

LOW: Hastalık ve zararlıların dayanıklılığı için ıslah çalışmaları kısa sure içerisinde gerçekleşmiyor. Tarım, uzun vadeli ve önemli kamu sektörü kararlılığına ihtiyaç duyuyor ki bu çoğu ülkede eksik. Yalnızca kurumsal üreticilere değil, küçük ölçekteki üreticilere de hizmet edecek yeni teknoloji ve ıslah çeşitlerinde ilerlemeliyiz. Vatandaşların çevreye zarar verecek uygulamalar olmaksızın, insan beslenmesine katkı sunacak ve sektörün ihtiyaçları için verimlilik sağlayacak tarımın kritik önemi için duyarlı olmasına ihtiyacımız var.

 


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

Hassas tarımı kapağına taşıyan tarlasera bu ay okurlarına geçtiğimiz yılın panoramasını sunan Almanak 2017’yi armağan ediyor.

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

İzmir’e özgü bitki keşfedilirken yok mu oldu?

İzmir’e özgü bitki keşfedilirken yok mu oldu?

Yeni keşfedilen ve dünyada sadece İzmir’de yetiştiği saptanan “Eferezenesi” bitkisinin sınırlı sayıdaki örneği, Temmuz ayında çıkan yangında yitirilmiş olabilir.

Bu harita domatesin sırrını ortaya dökecek

Bu harita domatesin sırrını ortaya dökecek

Meyvelerin olgunlaşma sürecinde gen haritasındaki değişimleri görüntüleyen Domates İfade Atlası, bitki ıslahçıları için pek çok sorunun yanıtını içinde taşıyor.

Kuraklık alarmı tarlalardan duyuluyor

Kuraklık alarmı tarlalardan duyuluyor

Kış mevsimi neredeyse yarılandı, ancak pek çok bölge adeta hala sonbaharı yaşıyor! Son yılların en kurak kışı tarımı nasıl etkileyecek?