tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

9.2.2016

Doğal klonlama tohum maliyetlerini düşürecek

Doğal klonlama tohum maliyetlerini düşürecek

Bilim insanları, hibrit tohumları özelliklerini koruyarak doğal yolla klonlamayı başardı. Yöntem tarım ürünlerinde de aynı başarıyı gösterirse üreticilerin verimli ve dayanıklı tohumlara ulaşması kolaylaşacak.

Zürih Üniversitesi’nde araştırmacılar eşeysiz üreyen hibrit bitki tohumlarını kopyalamayı başardı. “Doğal klonlama” adı verilen yöntemle tohumların verimlilik özellikleri birden fazla kopyaya aynı şekilde aktarılabiliyor. Bu sayede gelecekte hibrit tohumların her yıl yeniden üretilmek yerine daha az masrafla çoğaltılması mümkün olacak.

İlk deneme farekulağı bitkisiyle

Üniversitenin Bitki ve Mikrobiyal Biyoloji Fakültesi’nde gerçekleştirilen araştırmada farekulağı (Hieracium pilosella) bitkisinin 11 hibrit çeşidi geliştirildi ve doğal klonlama yöntemiyle bu çeşitler 2 kuşak boyunca yeniden üretildi. Bitkilerin kuşaklar ve klonlar arası değişime uğrayıp uğramadığı ölçüldü ve 20 farklı biyolojik özelliğin aynı değerleri koruyabildiği görüldü.

Maliyet ve zamandan tasarruf sağlayacak

“Bu yöntem tarım ürünlerinde uygulanabilirse F1 hibrit tohumların yüksek maliyetinden kurtulmak mümkün olacak” diyen Prof. Dr. Ueli Geossniklaus, “Bu sayede orta ve küçük ölçekli üreticilerin yüksek verim ve dayanıklılığı olan hibrit tohumlara ulaşması kolaylaşacak. Eğer yöntem ticari tarım ürünlerinde de başarılı olursa tohum üreticileri de maliyet ve zamandan tasarruf sağlayacak” diye konuşuyor.

90 yıllık çabanın ürünü

Hibrit tohumların ilk neslinin eşeysiz üremesi üzerine ilk teoriler bundan neredeyse 100 yıl önce ortaya atılmıştı. 1930’larda Rus bilim insanları döllenme olmadan üreyen bitki türlerini ele alarak işe başlamıştı. Ancak “apomiksis” denilen bu üreme biçiminin hibrit tohumlar için geçerli olup olamayacağı bugüne kadar kanıtlanamamıştı. Zürih Üniversitesi’nde geliştirilen yöntem, hibrit tohumların özelliklerini koruyarak eşeysiz üremesine dair kesin olumlu sonuç veren ilk deney olarak büyük önem taşıyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

FAO yenilebilir kaktüs türlerinin 21. yüzyıla damga vuracağını açıkladı. Başrolde ise Türkiye’de de yetişen ve “kaynanadili” olarak bilinen dikenli incir var.

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Zararlıları bitkiye konmadan önce tespit eden sensörler ilaç kullanımını en aza indirirken yararlı böcekler de korunmuş olacak.

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Son 10 yılda 5 katına çıkan nar üretimi ihtiyacın sınırlarını çoktan aştı. Pazar bulamayan üreticilerin beklentisi daha fazla tüketim ve ihracat.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.