tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

12.01.2016

1968 yılında zararlı mücadelesi

1968 yılında zararlı mücadelesi

1968 yılında İstanbul'da yapılan ve 4 gün süren bir zirai mücadele toplantısı, o dönemki tartışmaları ve özellikle yurtdışına dair ayrıntılı raporlarıyla dikkat çekiyor.

1960'lı yıllar Türkiye tarımında önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönem. Tıpkı 50'lerde traktörlerin tarımsal üretime yaptığı hızlı giriş gibi, 60'lar da zirai mücadelenin öneminin net bir şekilde anlaşıldığı yıllar olarak hatırlanıyor.

Bu fotoğraf 1968 yılında, o yılki tarımsal mücadele uygulamalarının sonuçlarının değerlendirildiği İstanbul Bölge Zirai Mücadele Reisliği toplantısında çekilmiş. Toplantıda Bakanlık yetkililerinin yanı sıra Marmara bölgesinin farklı şehirlerinden ziraat uzmanları 4 gün boyunca zararlı ve hastalıklarla olan mücadele ve alınacak yeni önlemler üzerine tartışıyor.

Zararlı riskine karşı ayrıntılı rapor

Bu toplantıya dair dikkat çekici bir ayrıntı daha var: Toplantıda farklı ülkelerde yoğun olarak görülen zararlılar da konu edilmiş ve Türkiye'deki yayılma potansiyelleri tartışılmış. Çekoslovakya'da görülen "patates böceği", Bulgaristan'da zarara yol açan Avrupa kırmızı örümceği, hatta Japonya'daki "kırkayak" istilası dahi raporlara yansıyor. Bugün bile kimi zaman göz ardı edilebilen ülke dışı zararlı risklerinin o tarihte böylesi ayrıntıyla incelenmiş olması bu toplantıyı ilgi çekici kılıyor.


Yorumlar
  • Nafiz Delen

    1968 Yılında resmin çekildiği Erenköy (İstanbul) Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünde, o yıllarda ben de çalışıyordum. Resimden tanıyabildiklerim: Erdoğan Erkam, Rahmetli Musa Bey, Rahmetli Atilla Çorakçı. O dönemde, bölgesel sorunları çözümlemek için kurulmuş Zirai Mücadele Araştırma Enstitüleri çok faal biçimde ülke sorunlarını çözmek üzere yoğun çalışıyorlardı. Bu enstitüler, o dönemde, Zirai Mücadele ve Karantina Genel Müdürlüğüne bağlı idi. Ancak bu Genel Müdürlük 1980 sonrası kapatıldı ve enstitüler değişik dairelere bağlandı. Buna paralel olarak, bazı enstitüler de kapatıldı. Sanırım, bu gelişmelerden zarar gören Türk tarımı oldu.

Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

FAO yenilebilir kaktüs türlerinin 21. yüzyıla damga vuracağını açıkladı. Başrolde ise Türkiye’de de yetişen ve “kaynanadili” olarak bilinen dikenli incir var.

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Zararlıları bitkiye konmadan önce tespit eden sensörler ilaç kullanımını en aza indirirken yararlı böcekler de korunmuş olacak.

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Son 10 yılda 5 katına çıkan nar üretimi ihtiyacın sınırlarını çoktan aştı. Pazar bulamayan üreticilerin beklentisi daha fazla tüketim ve ihracat.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.